Yeni dünyanın gizli şifreleri

2.11.2020 17:33:000
Paylaş Tweet Paylaş
Yeni dünyanın gizli şifreleri


Şubat 2015’ten bu yana 5 yıldan fazla bir süredir Capital için kaleme aldığım yazılarımı harmanlayıp güncelleştirdim, genişlettim. Okuyucularım için hem dünyanın önümüzdeki on yılda hangi istikamete evrileceğini anlatan, değişen dinamikleri ortaya koyan, hem de Türkiye’ye gerçekçi bir 2030 vizyonu sunan kapsamlı bir yeni kitap hazırladım. Destek Yayınları’ndan geçen hafta çıkan bu kitabı, sizlere kısaca yansıtmak istiyorum.

Binlerce yıldır hep yeni düzen çağrıları yapılageldi. Şimdilerde ise Korona krizinden sonra hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağından söz ediliyor, bambaşka bir yeni dünya hayal ediliyor. İşin doğrusu, köklü dönüşümler yaşamayacağız hemen. Daha fazla dijitalleşeceğiz, teknolojik dönüşümler hızlanacak, ekonomik ve siyasi milliyetçilik yükselecek, gıda, uzay ve su savaşları gündeme gelecek, enerjide ciddi kırılmalar yaşanacak önümüzdeki dönemde.

Temelsiz iyimserlik bizi rehavete sevk eder, ayaklarımızın yere basması gerekiyor geleceğin belirsizlikleri karşısında. Unutmayalım, kendi içinde ayrışan Batı ile Çin ve Rusya arasında, bizim gibi bölgesel güçlerin de yeniden konumlanacağı daha gevşek yeni bir Soğuk Savaş’a doğru savrulacağız. Kaos içinde yeni dengeler, değerler ve uyum temelinde mi yoksa güç ve çatışma ekseninde mi oluşacak?  Küresel sistemde ve ülkeler içinde bu konuda henüz yeterince berraklık yok. Sürükleyip götürecek küresel ve milli liderlik sıkıntısı da had safhada.

Kaç yıl geçti, 1991’de Sovyetler Birliği’nin çökmesinden bu yana ama bir türlü, değişen dinamikleri, güç dengelerini yansıtacak yepyeni bir dünya düzeni kurulamadı. Hâlâ çok kutuplu, ama Pekin ve Washington’un ana eksenleri oluşturduğu, keskin ayrışmaların henüz belirmediği, Avrupa Birliği, Rusya, Japonya ve Hindistan’ın hangi yöne meylettiğinin önem taşıdığı kaotik bir düzensizlik hüküm sürüyor.

Önümüzdeki on yıla ilişkin isabetli öngörüde bulunabilen devletler, şirketler, silahlı kuvvetler, küresel örgütler, hatta bireyler öne fırlayacak, kendilerine mükâfatı yüksek cazip bir gelecek hazırlayacaklar. Kısır çekişmelere, günlük telaşelere, ufuksuzluğa saplananlar, gerekli hazırlıklara şimdiden girişmeyenler “şampiyonlar ligi”nde oynamayacak. Hatta lig düşmeleri söz konusu olacak. Sanayi devrimini sonradan yakalamış olmak bugün için büyük bir kayıp değil ama Endüstri 4.0 diye adlandırılan yeni devrimi kaçırmanın maliyeti yüksek olacak.

Enerjide fosil yakıtlardan düşük karbonlu, temiz enerjiye geçiş süreci hızlanıyor, ama sancılı olacağı kesin. Yapay zekâ ve diğer teknolojilerin şimdiden büyük dönüşümlerin tetiğini çektiğini görüyoruz.

Ülkemizde de hem küresel sorunların yansıması hem de yönetimin “Geliyorum!” diye bağıran ekonomik kriz, dış politika meydan okumaları, işsizlik, dinin artan ölçüde siyasete müdahalesi, rüşvet ve yolsuzluk, eğitim kalitesinin düşmesi, gerçekçi bir vizyonunun olmaması ne yazık ki ufkumuzu karartıyor, güven vermiyor geleceğe dair. 

Oysa ilk defa yakalanmadık bu tür salgın hastalıklara, doğal felaketlere, ekonomik bunalımlara, jeopolitik gerginliklere, çatışmalara. Tarih tekerrür ediyor ama biz öğrenmemekte, dersler çıkarmamakta ısrar ediyoruz. Her defasında sanki yeni yaşıyormuşuz gibi sil baştan çözümler, telafi edici adımlar peşindeyiz.

Bu kitabımda sadece dünyanın değil Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılına ilişkin olası senaryoları ortaya koyuyorum. Son derece ihtiraslı hedefleri olan Türkiye altyapı yatırımlarında birçok yeni başarılara imza atarken ne yazık ki son on yılda ekonomi, demokrasi ve dış politikada yerinde saymaya, hatta ciddi şekilde gerilemeye başladı. Hem çevremizdeki komşular hem de büyük güçlerle aramızdaki husumet yoğunlaşıyor.

2023 hedeflerinin tutmayacağı anlaşıldığı için daha gerçekçi bir 2030 vizyonuna kafa yoruyorum. Dünyanın ilk 10’u içinde yer almayı hedeflerken bu gidişle G-20 içinde bile kalıp kalamayacağımız konuşuluyor.

2030’a kadar geçecek dönemin gerçekçi, katılımcı, herkesi kucaklayıcı, heyecan verici yeni bir vizyona ihtiyacı var. Mevcut kötümser, karamsar havayı değiştirecek, güven uyandıracak bir yol haritası, onu icra edecek çok iyi yetişmiş, pişmiş insan sermayesi gerekiyor.

Çoğulcu bir yaklaşımla önde gelen yazar ve düşünürlerinin değerlendirmelerine de yer veriyorum kitapta. Hep birlikte yeni düzensiz soğuk dünyada nasıl bir rol üstlenebileceğimiz konusunda liderlere somut tavsiyeler sunuyoruz.


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz