En iyisini kitle bilir

10.09.2015 11:34:280
Paylaş Tweet Paylaş
En iyisini kitle bilir
SORU: Geliştirmeye 20 yılımı harcadıktan sonra ürünümü pazara sürmenin yakınına bile gelememiş durumdayım. Üstelik pazarlama faaliyetlerine milyonlarca dolar akıtabilen kurumsal devlerle de mücadele ediyorum. Kısacası finansal destek bulamıyorum. Herhangi bir tavsiyeniz var mı? Andrew Barlay 
CEVAP: Her şey sırasıyla Andrew… Keşke sorunda ne türden bir ürün geliştiriyor olduğunu da belirtseydin. Ne türden bir proje olursa olsun sadece tek bir ürün geliştirmek için 20 yıl çok uzun bir süre. Tarihte tek bir ürün geliştirmek için muazzam miktarda zaman ve enerji harcayan girişimcilere dair birtakım iyi örnekler yok değil. Mesela İngiliz mucit Sir James Dyson, kendine ait meşhur elektrikli süpürgesini kusursuz çalışır hale getirmeden önce tam 1.526 tane prototip yaptı. Bir röportajında ise “Başarılardan ders çıkarıldığı görülmemiş bir vakadır” demiştir. Dyson’ın vizyonu ve kararlılığı gerçekten takdire değerdi. Onunkisi başarıya giden imrenilecek bir yoldu. Ancak her girişimcinin takip edebileceği bir yol değildir. Yeni kurulmuş bir teknoloji şirketine fon bulmak hiç de kolay değildir. Ancak günümüzde tomurcuklanma aşamasındaki girişimciler için şimdiye kadar hiç olmadığı kadar bol sayıda seçenek var. Bilhassa da sizin gibi kendi fikirlerine sonuna kadar güvenen müteşebbisler için. Yeni şirketlerle ortaklık kurmak isteyen çok sayıda yatırım gruplarının yanı sıra ortalıkta makul faizli kredilerde söz konusu. Sizin şu anda yüzleşmekte olduğunuz en büyük engel herkesin kendi ürününü veya hizmetini potansiyel yatırımcılara en az bakım gerektiren ama piyasanın en güçlüsü ve en iyisi olarak pazarlamasıdır. Herkes aynı şeyi iddia ettiğinde, sizin ürününüzün onların arasından sıyrılıp sivrilmesini sağlamak neredeyse imkansız bir hal alır. Hatta sizin fikriniz diğerlerini ezip geçse bile, henüz hiç kimse onu kullanmamış olduğu için insanları onun faziletlerine ikna etmeniz çok zordur. Bu gibi engellerin üstesinden gelmek için kitlesel-fonlama çok parlak bir yöntemdir, zira buradan kazanacaklarınız sadece para toplamanın çok ötesindedir. Temel olarak kitlesel-fonlama sizin fikrinizin işe yaradığını ispatlayabilir: Eğer sizin ürününüz gerçekten piyasanın en iyisi ise o zaman insanlar onu destekleyeceklerdir. Eğer istenilen durumda değil ise de o zaman insanlar ondan uzak duracaktır. Yeterince para toplayamamış olsanız bile bu durum sizin yapmakta olduğunuz işe çekirdek bir potansiyel tüketiciler grubunun destek verdiğini ortaya çıkaracaktır. İşte bu destek sayesinde fonlamanın çok daha kolay olan bir sonraki aşamasına kolaylıkla geçebilirsiniz. Ayrıca piyasadaki bir başka yöntem de işe yarayabilir. İngiltere’deki Virgin Startup, tomurcuklanma aşamasındaki girişimcilerin ileride daha iyi finansal destek bulma şansı sunan bizim azalan-faizli kredilerimizden almalarını sağlamak için geçenlerde bir fonlama platformu olan Crowdfunder ile ortaklığa gitmişti. Biz bu girişimcilerimize yeşil ışık yaktığımız için onların kendi hedeflerine ulaşmakta çok daha büyük bir şansları olduğunu gördük. Bir kitlesel-fonlama stratejisi benimseyerek kendi ürününüzün itibarının sarsılacağından endişelenmeniz hiç de pratik değil. Sonuçta bu stratejinin pozitif yanları negatif yanlarına kat be kat ağır basar. Virgin.com üzerindeki “Kitle” yazı dizilerinde de keşfettiğimiz üzere bugünlerde havayollarından, yeni filmlere, kıyafet şirketlerine ve restoranlara kadar her şey kitlesel-fonlama sitelerinden fon topluyor. Andrew şimdi dışarıdan bakan birisinin perspektifiyle söylüyorum: Senin kendi fikrini kitlelerin önüne çıkarmak için gerçekten iyi bir konumda olduğunu söylemek bana çok zormuş gibi geliyor. Genellikle en başarılı kampanyalara ilgi gösterildiğinden, erişilebilirliği, basitliği ve ücretsiz bir halkla ilişkiler aracına sahip olma kapasitesiyle bunun kadar heyecan verici strateji sayısı çok azdır. Şimdi ürününü hemen mükemmelleştirmeye bak ve rekabetin pazarlama kampanyalarına ne kadar para saçtığıyla hiç ilgilenme. Bugün pazarlama bütçesi ne kadar küçük olursa olsun her şirket sosyal medyanın yardımıyla kamuoyunun gözüne girebilir. Hangi yolu seçersen seç sana iyi şanslar dilerim. Ancak artık çok da fazla bekleme, unutma başlamak için bugün gibisi yoktur!

Girişimci olmak için gerekli nitelikler
Çoğu insan bana kendi iş fikirlerinden bahseder ve sonra bana bu işin başarılı olup olamayacağı hakkındaki fikrimi sorar. Oysa burada yapılması gereken bundan çok daha fazlası vardır. Girişimcilik bir insanın hayatta seçilebilecek en zorlu ve en meydan okuyucu kariyer patikalarından biridir. Kimin başarılı olacağını öngörmek de çok zordur. Eğer bir şirket kurmayı düşünüyorsanız, buyurun size önünüzdeki maceraya hazır olup olmadığınızı anlamanıza yardımcı olabilecek kısa bir sınav: 
1Girişimci olduğunuzu herkese söylüyor musunuz?
Girişimciler bütün dünyaya kendilerinin birer müteşebbis olduğunu anons etmek için nadiren vakit bulabilir, çünkü kendilerinin nasıl algılandığı hakkında endişelendikleri için kendi işleriyle çok meşguldürler. Gözleri başka şeyi görmez. 
2İşinizde tam zamanlı olarak mı çalışıyorsunuz, yoksa bu hedeflerinizden biri mi?
Girişimcilik ne bir yarı-zamanlı roldür ne de ücretli işler arasında yapılan bir dublörlüktür. Şirketinizi başarılı kılma hedefiyle sizin bizzat işin içinde olmanız gerekir. Yoksa uzun vadede ayakta kalamazsınız. Eğer sizin için iş güvenliği ve düzenli mesai saatleri çok önemliyse, bu rol sizin için hiç uygun değil demektir. 
3Sizi kendi şirketinizi kurmaya motive eden şey nedir?
Eğer sırf para kazanmak için bir şirket kuruyorsanız, siz bir müteşebbis değilsiniz demektir. Evet hepimizin kendi hayatımızı idame ettirebilecek durumda olmamız gerekir ve şayet odaklanır ve bir köşeye alın teriyle biriktirilmiş bir parça sermaye koyabilirseniz bir gün çok fazla para da kazanabilirsiniz. Ancak sizi tek motive eden asla nakit para olamaz. 
4Şirketiniz için hedefleriniz neler?
Girişimciler genellikle işe devasa kurumlar yaratma vizyonuyla başlamaz. Steve Jobs’un ne kadar General Electric’in piyasa fiyatından dört kat değerli hale gelebilecek bir Apple hayali vardıysa, benim de devasa bir global şirket yaratmakla ilgili o kadar az planım vardı. Ben yola çıkarken sadece müzik yapmak istiyordum, Steve ise bilgisayar. İşte bu kadar basit. 
5Başarısızlık korkusu vazgeçme duygusu yaratır mı?
 Girişimciler başarısızlıktan asla korkmaz, ancak onlardan dersler çıkarmasını ve yollarına devam etmesini çok iyi bilirler. İsim vermek gerekirse Henry Ford ve Walt Disney gibi iş dünyasının görüp görebileceği en muhteşem bozuculardan bazıları kendi rüyalarının peşinde koşarken batıp gittiler.
6 İnsanların sizin hakkınızda ne düşündüklerini merak eder misiniz?
5’inci maddeye ilave olarak, girişimcilik sıkıntılara karşı tolerans göstermek için kalın bir deri ve üstün bir kapasite de gerektirir. Eğer eleştirilme riskiyle sorununuz varsa o zaman iş hayatına hiç atılmamanız gerekir. Ve başkalarını suçlamanız da seçenek dahilinde değildir: Şirketinizin kurulduğu ilk günlerinde sorumluluk sizde başlar ve sizde biter. Bu yüzden onunla başa çıkabilecek durumda olmalısınız.
7 Ön planda olmaya hazır mısınız?
Kendinizi öne çıkarmak zorundasınız. Şayet spot ışıklarının altına çıkmaya ve zaman zaman kendi şirketinizin paravanı rolünü oynamaya hazır değilseniz, sizin için başka birinin yanında ücretli çalışmak çok daha iyi bir seçenek olabilir. Hiç endişelenmeyin: Eğer benim gibi utangaç ve disleksi hastalığı olan ve üstelik liseden atılmış biri bile kamuoyu önünde konuşma korkusunun üstesinden gelebilmiş ise siz haydi haydi yaparsınız.
 8 Çalışanlarınız her şeyi sizin istediğiniz yoldan yapmak zorunda mı?
 Eğer siz “dediğim dedik, çaldığım düdük” tarzı bir yönetici iseniz, o zaman asla bir müteşebbis olamayacaksınız demektir, çünkü girişimciliğin olmazsa olmazları arasında işbirliği yapmak ve işleri başkalarına havale etmek yetenekeri vardır.
9 Kendinize ve kendi fikirlerinize inanır mısınız?
Bozucu düşünürler nadiren etraflarındaki insanların hemen kavrayabilecekleri fikirlerle ortaya çıkar. Onlarda kendi görüşlerine karşı sarsılmaz bir cesaret olması gerekir. Girişimciler kendi içgüdülerine inanmak ve kendi cesur fikirlerinin geçerli olmadığı şeklindeki saldırılar karşısında pes etmemelidir. Bu iş toplumsal sağduyuya inananlar için uygun değildir. 1983 yılında bizim temel işimiz Virgin Records adındaki şirketimizdi ve ben transatlantik bir havayolu şirketi kurmak için çalışırken eğer ortaklarımın benim “düpedüz deli” olduğumu iddia eden öfkeli savlarına kulak vermiş olsaydım bugün Virgin Atlantic Airways adlı şirketimiz asla doğamazdı. Ancak bu durum onların yanıldıkları anlamına da gelmiyor!
10 Siz de bir parça delilik var mı?
Eğer yok ise belki de bir müteşebbis hayatı sizin için biçilmiş kaftan değildir. Hayatını kazanmanın çok sayıda gelecek vaad edici ve çok daha az tehlikelerle dolu yolları vardır. Ancak onlardan çok azında kendi işinizin sahibi olmanın ancak yarısı kadar eğlenebilirsiniz. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz