İki yönlü kararlar

24.07.2018 12:02:000
Paylaş Tweet Paylaş
İki yönlü kararlar

Hepimiz uyandığımız andan uyuyana kadar gün boyunca çeşitli kararlar alırız. Ancak aldığınız her karar ve olası etkileri hakkında ne sıklıkta düşünürüz? Yaptığımız tercihlerin toplamından ibaretiz ve bu bireyler için olduğu kadar şirketler için de geçerli. Bazı liderler mesele ne olursa olsun her zaman aynı şekilde karar verir. Mantıklıymış gibi görünebilir, çünkü bu durum tutarlılığı ve güvenilirliği artırır. Ancak ayağına gelen her topa kontrollü vuruş yapan bir golcü gibi akıllı bir lider de herhangi bir mesele hakkında onun içerdiği özel şartlara göre karar vermesi gerektiğini bilir. Almanız gereken farklı türde kararları sınıflandırmanın pek çok yolu vardır, ancak benim bulduğum etkili bir yöntem de onları tek yöne veya iki yöne açılır kapıymış gibi değerlendirmek. Bu konuda Jeff Bezos da daha önceden bir şeyler yazmıştı ve Atlassian’ın iş gelecek bilimcisi Dom Price da birkaç Virgin etkinliğinde bu konuya değinmişti. 

HER KARAR NİHAİ OLMAK ZORUNDA MI?

Aslında aldığımız kararların çoğunun illa da nihai olması gerekmez, onlar iki yönlü kapılı kararlardır. Kesinmiş gibi görünseler bile gerçekte geriye dönülebilir. Bir kapıdan içeriye girersiniz, nasıl hissettiğinize bakarsınız ve sonra beğenmediyseniz arkanızı döner çıkarsınız. Bir şirkette yenilikçi ve uyanık olmaya çalışan liderlerin de çok sayıda iki yönlü karar alması gerekir. Bu ayrıca handikaplardan kurtulmakla da ilişkili. Bu benim iş hayatımda daima yapmaya çalıştığım bir şey. Mesela Virgin Atlantic’i ilk kurduğumuzda Boeing ile bu havayolu şirketini bir yıl içinde adam edemezsek aldığım uçağı iade edebileceğime dair bir anlaşma yaptık. Neyse ki bunu yapmak zorunda kalmadık. Ancak işler kötüye gitseydi elbette arkamı dönüp kapıdan çıkarak yürüyüp gidebilirdim. Tabii ki büyük bir dikkatle ele alınması, danışılması ve bir hayli zaman ayrılması gerekecek kadar önemli kararlar da var. Ancak bunların sayısı çok az ve nadiren karşımıza çıkar. Çok sayıda lider her kararı geri dönülemez olarak görür ve bilhassa şirketleri büyüdükçe tek yönlü kapılı kararlar alır. Bu durumda ise süreçler yavaşlar, işler fazlasıyla uzar, yorucu toplantılar yapılır, ivme kaybedilir ve nihayetinde şirket durma noktasına gelir. Burada işin sırrı hangi kararların tek yönlü hangilerinin iki yönlü (iki kapılı) olduğunu belirlemekte yatar. Kararlar alın, öğrenin ve kendinizi geliştirin. Şimdi kapıdan içeriye bir adım atın ve yol kat etmeye başlayın.

DİSLEKSİ: NASIL KÖLE DEĞİL DE EFENDİ OLDUNUZ?

Geçenlerde Oliver adında disleksi hastası genç bir adamdan duygu yüklü bir e-posta aldım. Bana kendisinin okuldayken gerçekten çok zorlandığını ve disleksi hastalığı teşhisi konuluncaya kadar herkesin kendisinin tembel olduğunu düşündüğünü hissettiğini anlatıyordu. Okuldaki öğretmeni Bayan Devril’in hayatındaki en etkileyici insanlardan biri olduğunu söylüyordu. Onun yanına oturmuş ve şöyle demiş: “Özel eğitim dersleri aptal insanlar için değildir, ancak yaşamın başka alanlarında özel, yetenekli ve kabiliyetli olan insanlar içindir ve şimdi bu alanların neler olduğunu bulmak sana kalıyor.” Ve ardından sınıfların duvarlarında resimleri asılı olan Zoe Wanamaker, Steven Spielberg, Walt Disney ve Albert Einstein gibi başarılı ve ünlü olmuş insanların hikayelerini Oliver’a anlatmış. Oliver mektubunu bir soruyla bitiriyordu: “Anlaşılan disleksi hastalığı seni iş hayatında asla yolundan geri döndürememiş, peki şimdi geriye gidip benim yaşımda (22) bir genç adam olsaydın günümüz dünyasındaki iş hayatına nasıl bakardın ve her şeye sil baştan başlayabilir miydin?” Öğretmenin Bayan Devril sana durumu çok mükemmel açıklamış, zira ben de iyi olduğum alanlara odaklanarak başarılı olabildim. Tıpkı senin gibi ben de okulda çok zorlanmıştım. Ben çocukken kimse disleksinin ne olduğunu tam olarak bilmiyordu. Bana hep tembel veya aptal muamelesi yapılırdı. Sınıfta en arkada otururdum ve bana hep çok karmaşık gelen kara tahtada neler yazılıp çizildiğini çözmeye çalışırdım. Bir türlü ayak uyduramıyor ve uyum sağlayamıyordum. Bu yüzden Öğrenci dergisini çıkarmaya başlar başlamaz okulu bıraktım ve ardından Virgin Records’u kurdum. 

GÜÇLÜ YÖNLERİNE ODAKLAN

Güçlü olduğum yanlarıma odaklanmam gerektiğini çabuk kavramıştım ve büyük resme bakmaya çalışarak işimi büyütmeye çabalıyordum. Önce üzerimdeki görev ve yetkileri güvenebileceğim başkalarına devretmeyi ve etrafımda sağlam bir ekip kurmayı öğrendim. Karşıma çıkan hiçbir fırsatı kaçırmadım ve bir havayolu şirketi kurmak gibi büyük hayallerin peşinden gittim. Virgin’in bir şirket olarak şekillenmesi işte hep benim bu mücadelelerim sayesinde oldu. Ben daima net ve doğrudan iletişim kurmayı severim ve bizde işten çok bir aile içinde olduğu gibi kucaklayıcı bir kültür var. Yoksa tüm bunları başka türlü başaramazdım. Erdemimi Bulmak’ta yazdığım gibi şayet bugün her şeye sil baştan başlamak zorunda kalsam yine en iyi olduğum alanlara yönelirdim. Bu arada teknoloji de dünyayı daha önce hiç olmadığı kadar açık bir hale getirdi. Girişimcilere bir marka oluşturmanın ve onun reklamını yapmanın çeşitli yeni yollarını sunuyor. Şu anda yenilikler yapmanın ve teknolojik ilerlemeler kaydetmenin tam zamanı. Ben bu pazarda oralarda bir yerde bir boşluk bulacağımı biliyorum. Sana seni nelerin heyecanlandırdığını sormak isterim? Sana heyecan veren ve gelecek hakkında hayaller kurmanı sağlayan şeylerin peşinden koş ve sonra onları gerçekleştirmenin yollarını arayıp bul. Disleksi hastalığı olanlar yaratıcı düşünmede muhteşemdir, sen de bu yüzden kendine maksimum avantaj sağlayacak şekilde ondan faydalan ve zorlukların yerine fırsatları görmeye çalış. Günümüz dünyasında disleksi farkındalığı çok artmış durumda olduğundan ben aktif bir şekilde destek arayabiliyor ve kafa dengim insanlarla konuşabiliyorum. Made By Dyslexia aslında disleksi hastaları tarafından yapılan ve inanılmaz işler çıkartan şahane bir yardım kuruluşu sitesi. Bu yardım derneği disleksi algısını (ya da yanlış algısını) değiştirmeye ve insanlara farklı bir şekilde düşünmenin ne demek olduğunu anlatmaya odaklanıyor. Alternatif düşünme tarzının kıymetini bil ve hayallerinin peşinden git. Çünkü sen kafana koyduğun her şeyi yapabilecek kapasitede bir insansın.


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz