İklim riski için doğal çözümler

13.04.2020 16:10:000
Paylaş Tweet Paylaş
İklim riski için doğal çözümler

İlk defa çevreyle ilgili endişeler Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Riskler Raporu’ndaki ilk beş küresel risk arasında yer alıyor. Okyanus sağlığı ya da sağlıksızlığı her yerde… 2019, okyanuslar için şimdiye kadar kaydedilen en sıcak yıl oldu ve gezegenin kaydedilmiş en sıcak 10 yılının da üstüne çıktı.

Bizi besleyen, iklimimizi düzenleyen ve küresel ekonominin lokomotiflerinden biri olan okyanuslar, insanlık tarihindeki en yüksek hızda değişiyor. İklim tehlikesine bu okyanus riski merceğinden bakınca kasvetli bir tablo görünüyor fakat bu, aynı zamanda pratik ve güçlü çözümlerin de yolunu gösteriyor. Çünkü sağlıklı, güçlü ve dirençli bir okyanus elde etmek, daha büyük iklim bağlılıkları için de büyük ikincil faydaları beraberinde getiriyor. Sürdürülebilir Gelişme Amaçları konusundaki faydalarındansa bahsetmeye bile gerek yok.

Yeni bir 10 yıla başlarken, statükoyu sarsmak ve gezegenin mevcut bozulmasından uzaklaşmak için eşsiz bir fırsat aralığımız var. Sürdürülemez balıkçılığa desteği bitirmek, yeni bir açık denizler sözleşmesi imzalamak ve kara ve denizlerin yüzde 30’unu koruyacak yeni bir küresel doğa anlaşması yapmak… Aslında bunların hepsi ulaşılabilir şeyler. SDG 14 hedeflerini karşılamak sağlıklı bir okyanus elde etmeye, açlık, fakirlik, iş ve sağlık konusundaki küresel amaçları kuvvetlendirmeye ve okyanusların iklim değişimine karşı bir tampon görevi görme kapasitesini artırmaya yardımcı olacak.

O zaman ne yapmamız lazım? İlk önce, küresel karbon emisyonu konusunda derin ve hızlı kesintiler yapmamız ve Paris hedeflerini tutturmamız gerekiyor. Aynı zamanda doğaya da yatırım yapmamız şart. Özellikle de okyanus riskini azaltmak için, mercan resiflerini, rizoforaları ve kıyılardaki sulak alanları korumak ve yenilemek gibi doğaya dayalı çözümlere yapılan yatırımları devasa boyutlarda artırmamız gerekiyor. İş dünyası ve finans sektörü, dünya çapında bu girişimlere aktif bir şekilde öncülük ederek gerçek bir etki oluşturabilir.

Hiçbir sektör okyanus ve iklim riskleriyle tek başına yüzleşemez. Ocean Unite adındaki, Virgin Unite’ın tasarladığı ve benim de kurulmasına ortaklık ettiğim hayır kuruluşu, sigorta şirketi AXA ve hükümetten, özel sektörden ve sivil toplumdan ortaklarla, birlikte yenilik yapmak üzere gerçek birçok hissedarlı ortaklık inşa etmek için güçlerini birleştirdi. 2019’da kurulan ve 13 hükümetin desteklediği Okyanus Riski ve Dayanıklılık Hareketi Birliği , resif sigortası gibi hayat değiştirici araçlarda öncülük ediyor, rizoforalar ve deniz çayırı yatakları gibi mavi karbon alanlarına yatırımları teşvik ediyor ve siyaseti bilgilendirmeye yardımcı olmak için iklim ve okyanus riskini modelliyor. Nihai hedef, okyanus ve kıyı risklerini azaltan ve ısınmayı 1,5 derecenin altında tutma konusundaki küresel hedefe katkıda bulunan çözümler sağlamak.

Bu, herkesin yatırım yapması gereken bir amaç. Hükümetler, harekete geçme konusunda yavaş olabilir fakat iş yerleri, şehirler, topluluklar ve bireyler bu akına liderlik edebilir. Gençler, buna katlanamayacaklarını açık ve net bir şekilde belli etti. Hepimiz için en kırılgan olanı risklerden koruma, bilim insanlarının çaldığı ve çın çın öten alarm zillerini dikkate alma ve karada ve denizde daha adil, daha güvenli, daha sağlıklı bir geleceğe yatırım yapma zamanı geldi.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GIDA SİSTEMİNE DOĞRU… 

Memphis Meats gibi hücre temelli, temiz et şirketlerinin gıda sistemi, insan sağlığı, çevre ve hayvanların iyiliği konusunda olumlu bir etki yaptığını görmek güzel.

Memphis Meats, hücre temelli et endüstrisi tarihindeki en büyük para toplama olayını bitirdikten sonra, artık temiz et gerçekliğine bir adım daha yakınız. Ben Memphis Meats’a gururla yatırım yapan birisiyim ve dünyanın en tepedeki yatırımcılarından, et endüstrisi liderlerinden ve gruplarından da destek görmek harika.

Bu girişimi desteklemeye birkaç yıl önce, endüstrinin etik ve çevreyle ilgili sorunlarına daha derinden baktığımızda karar verdik. Canlı hayvancılık şu anda tüm insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının yüzde 14’ünü üretiyor; bu çeşitli ulaşım şekillerinin toplamıyla eşit. Dahası, tüm tarım alanlarının yüzde 77’si canlı hayvancılık için kullanılıyor. Ete olan talebin 2050’ye kadar iki katına çıkması beklendiği için, bu çevresel etki gittikçe büyüyecek.

Eğer güvenli ve sürdürülebilir bir gıda sistemi yaratmak istiyorsak, et endüstrisinin bir devrim geçirmesi gerekiyor. Hücre temelli et, hayvan yetiştirmeye ihtiyaç olmaksızın tek bir hayvan hücresinden gerçek et üretme teknolojisiyle, masaya temiz bir alternatif getiriyor. Bence bu et üretiminin geleceği ve umarım önümüzdeki yıllarda yiyecek için hayvanları öldürme eylemi büyük oranda geçmişte kalmış olur.

Ayrıca bitkiye dayalı diyetlere doğru daha fazla kaymanın da çözümün önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum. Ben birkaç yıldır et yemeyi azalttım ve tattan ödün vermeden sağlığımda ve hayat tarzımda büyük bir gelişme olduğunu fark ettim.

Memphis Meats için bu para toplama organizasyonunun bitmesi, bizi güvenli ve sürdürülebilir bir yiyecek sistemine bir adım daha yaklaştırıyor ve bu girişimcilik şirketinin pilot bir üretim tesisi kurmasına, ekibini büyütmesine ve ilk kez ürünlerini insanlara sunmasına izin veriyor.

Geçtiğimiz yıl, lezzetli bir tavuk yemeği yemek için sofraya oturduğumuzda arkadaşlarım ve ailem bu geleceğin tadına sürpriz bir şekilde baktı. Yemeğin bir Memphis Meats ürünü olduğunu ve şirketin kurucu ortağı ve CEO’su olan Dr. Uma Valeti tarafından servis edildiğini ancak yemekten sonra şefi tebrik ederken fark ettik.  

Memphis Meats’in geleneksel et üretimine yetişip onlara leziz bir alternatif yarattığını görebilmek için heyecan duyuyorum. Büyüyen bir mucitler, yatırımcılar, bilim adamları ve girişimciler koalisyonu sayesinde daha sürdürülebilir ve daha güvenli bir gıda sistemi o kadar yakın ki neredeyse tadını alabiliyorsunuz!


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz