Çalışanı bekleyen gerçekler

2012'de şirketler ücretler konusunda temkinli.

1.01.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Çalışanı bekleyen gerçekler

Bireysel emeklilik sisteminin de birçok şirketin gündeminde bulunduğunu söyleyen Hugent Satış Direktörü Çağlan Ünal Üzümcü, "Önümüzdeki dönemde ise bireysel emeklilik, ferdi kaza sigortası gibi çalışanın geleceğini güvence altına alan yan haklar artacak" diyor. Öte yandan önümüzdeki dönemde esnek yan haklarla önemli tasarruf sağlayan şirketlerin bu uygulamayı daha da geliştirmesi bekleniyor. Son dönemde büyük şirketler tarafından uygulanan bir diğer yöntem de yasal gerekliliklere ilaveten çalışanlara ek tatil günü imkanı verilmesi. Yücesan, danışmanlık verdikleri şirketlerin yüzde 41'inin ek tatil günü imkanı sağladığını söylüyor. Okan Tütüncü ise 2012'de mevcut yan haklara ilaveten şirketlerin kira yardımı, tatil paketleri, eğitim desteği gibi konularda da çalışmalar yapacağını belirtiyor. Adecco Satış Müdürü Betül Gülmez de çalışanların kariyerleri için önemli bir unsur olan kişiye özel eğitim yatırımlarının önemli İK stratejileri arasında olduğuna dikkat çekiyor. Gülmez, "Çalışanları burslu olarak MBA programlarına göndermek veya şirket içindeki yönetici geliştirme havuzuna almak sıklıkla görülen uygulamalar" diyor.

7- Prim sistemleri yenileniyor
Yurtdışında sıklıkla kullanılan hisse opsiyonları henüz Türkiye'de yaygın değil. Bunun yerine performansa dayalı prim sistemi uygulanıyor. Özellikle tek dönem zam uygulaması başladıktan sonra performansa dayalı prim sisteminin önemi artmış durumda. 2012'de bu alanda en önemli gelişme, performans artışlarının zam oranları gibi tek haneli olacak olması. Ancak büyük şirketlerdeki üst düzey yöneticilerde maaşın büyük bir kısmını yine performansa bağlı primler oluşturacak. Bozoklar, "Yöneticinin performansından bağımsız yüksek bir ücretlendirme sistemi artık şirketlerin de başarılı yöneticilerin de tercihi değil" diyor. Ona göre 2012 her seviye yönetici için bütün ücret artışlarında kurumsal ve bireysel performansın dikkate alındığı bir yıl olacak. Bu nedenle de prim ve performans sisteminin doğru değerlendirilmesi şirketler için kritik başarı faktörünü oluşturacak. Bozoklar, "Önümüzdeki dönemde performansa bağlı olarak prim, orta ve uzun vadeli teşvik sistemleri daha fazla kullanılacak" diyor. Küçük ve orta boy işletmelerde ise üst düzeyde performansı ödüllendirmek adına şirket ortaklıkları gibi haklar verilmesi söz konusu. Geçen yıl performans ve prim sistemlerini yenilediklerini söyleyen Şekerbank İK Genel Müdür Yardımcısı Nejat Bilginer de "'ŞekerKazan' adını verdiğimiz yeni bir prim sistemimiz mevcut. Bununla performansın ücret ve primin belirlenmesi üzerindeki katkısı daha güçlendirildi" diye konuşuyor.

SYLVIA DE VOGE / HAY GROUP TÜRKİYE GN. MD.
"MAAŞLAR ARTMIYOR"
YÜZDE 8 OLACAK

Türkiye'de baz ücretteki artışlar, enflasyon oranıyla eşit veya bunun aşağısında kalıyor. Resmin bütününe bakıldığında ise maaşlar yıldan yıla artış göstermiyor, 2005 ila 2008 yılları arasında Türkiye'de ortalama maaş artışları yaklaşık yüzde 11-12 gibi yüksek bir orandayken 2009'dan itibaren zamlar enflasyonla eşit kaldı, Bugün de hem enflasyon hem de beklenen maaş artışı yüzde 8 seviyesinde, Dolayısıyla Türkiye'de maaş artışları artan bir eğilim göstermese de enflasyon karşısında istikrarlı bir seyir izliyor.
NEREDE HATA YAPILIYOR?
Türkiye'de ücretler belirlenirken şirketlerin unuttukları önemli bir konu var. Maaşlar, müşteriyle doğrudan temasa en uzak olan kişiler için en yüksek seviyedeyken müşterilerle doğrudan temas halinde bulunan kişiler için düşük. Örneğin müşterilerle doğrudan temas halinde olan çağrı merkezi çalışanları en düşük ücreti alıyor. Ücretleri normalin yüzde 10 altında. Bu nedenle şirketlerin, maaşın müşterilerle yüz yüze gelen çalışanları elde tutmada oynadığı rol hakkında ciddi ciddi düşünmeleri gerekiyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz