İhracat ve büyüme

Ekonomik kamuoyu reel dış ticarete ilişkin verileri de yakından takip etseydi, herhalde bu beklenti çok daha büyük olacaktı.

1.09.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
İhracat ve büyüme


MERKEZ, ENFLASYON TAHMİNİNİ YÜZDE 6,2'YE İNDİRDİ
Merkez Bankası, 2012'nin üçüncü Enflasyon Raporu'nu 26 Temmuz'da yayınladı. Dergimizin ağustos sayısının baskıya gitmesinden sonra yayınlanan bu raporda, Merkez Bankası, enflasyon tahminlerinde biraz indirim yaptı. Daha önce yüzde 6,5 (yüzde 5,3-7,7 aralığının orta noktası) düzeyinde olan yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 6,2'ye (yüzde 5,3-7,1 aralığının orta noktası) çekildi. Daha önce yüzde 5,2 (yüzde 3,4-7,0 aralığının orta noktası) olan 2013 yılı enflasyon tahmini de sınırlı bir düşüşle yüzde 5,1'e (yüzde 3,4-6,8 aralığının orta noktası) indirildi. Petrol fiyatlarında yaşanan düşüş ve gıda fiyatlarının olumlu seyri sayesinde enflasyonun mayıs ve haziran aylarında beklenenin altında kalması nedeniyle, Merkez Bankası'nın bu raporda enflasyon tahmininde indirim yapacağı neredeyse kesindi. Merkez Bankası yine de bu indirimde temkinli davrandı ve yıl sonu enflasyon tahminini çok da fazla aşağıya çekmedi. Enflasyon Raporu'nun tanıtıldığı basın toplantısında yapılan açıklamaya göre, esasında gıda fiyatlarının bahar aylarındaki seyri yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 5,85'e kadar çekmeye imkan veriyordu. Fakat Merkez Bankası uzmanları gıda fiyatlarının yılın ikinci yarısında düzeltme yapacağı öngörüsünde bulunarak, bahar aylarındaki düşüşün tamamını enflasyon tahminlerine yansıtmadı. Nitekim gıda fiyatlarında beklenen düzeltmenin başlamasıyla temmuz ayında enflasyon bir miktar yükseldi. Haziran ayında yüzde 8,87 düzeyinde bulunan yıllık enflasyon temmuz ayında yüzde 9.07'ye çıktı. Son iki ayda petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi ve ABD'den gelen kuraklık haberlerinin küresel gıda fiyatları konusunda endişe yaratması da Merkez Bankası'nın enflasyon tahminlerinde temkinli davranmakta haklı olduğunu gösteriyor. Yine de olumlu "baz etkisi”nin devreye gireceği son üç ayda yaşanacak düşüşle enflasyonun yıl sonunda yüzde 6 civarına inmesi hala mümkün görünüyor. Tabii petrol ve gıda fiyatlarındaki yükseliş beklenmedik seviyelere çıkarsa bu hesaplar yeniden değişebilir.

KÜRESEL YAVAŞLAMA
İşin kötü tarafı Avrupa’daki resesyon hala devam ediyor gibi görünüyor. Yılbaşında yapılan tahminler bu resesyonun bahar aylarında sona ereceği yönündeydi ama gerçekleşme öyle olmadı. Bahar aylarında Yunanistan’daki seçimler işleri iyice karıştırınca Avrupa’nın resesyondan çıkış randevusu yaz aylarına atılmıştı. Fakat yaz aylarında da Avrupa ekonomisinden bu yönde bir sinyal almadık. Avrupa’da resesyonun hala devam ediyor olması yüzünden bizim ihracatımızda da işler kötü gitmeye devam ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) altın ihracatını kapsamayan ve öncü gösterge niteliğindeki verilerine göre, temmuz ayında ihracatta yüzde 6 düşüş yaşandı. Biz bu yazıyı yazarken bu veriler ağustos ayının ilk 20 gününde de ihracatta geçen yıla göre yüzde 5,2 düşüş olduğunu gösteriyordu. Avrupa’daki resesyon yavaş yavaş küresel ekonomiye de yavaşlama olarak yansımaya başlamış bulunuyor. Bu durum bir müddet sonra alternatif pazarlara yapılan ihracatta da sorun yaşamaya başlayabileceğimizi düşündürüyor. Kısacası, dış talepte yılın ikinci yarısında da işler pek iyi olmayacağa benziyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz