Başarısızlık her zaman olur

16.03.2016 12:19:480
Paylaş Tweet Paylaş
Başarısızlık her zaman olur
Bir şirkete yatırım yaptığınızda aynı zamanda çalışanlarına da yatırım yapmış olursunuz. Ne zaman bir girişimci yanıma gelse ilk içgüdüm, fikri hakkında düşünmeden önce girişimcinin kendisi hakkında bir değerlendirme yapmak yönündedir. Eğer o insan zeki, aklı başında, enerjik ve kendi fikirleriyle endüstrisine tutkuyla bağlıymış gibi görünüyorsa onunla birlikte çalışma ihtimalim çok yüksek olur. Elbette bir sonraki şart da bu girişimcide, mevcut bir piyasadaki boşluğu dolduran ya da bozuculuk yapılması zamanı gelmiş yorgun bir sektörü baştan aşağıya sarsıcı ve heyecan verici bir iş planı olmasıdır. 2014 başlarında Union Square Ventures ile Avalon Ventures tarafından düzenlenen bir fon toplama turuna katıldıktan sonra Sidecar adındaki bir araba paylaşım şirketine yatırım yaptım. Sidecar, sürücülerin yanlarına birkaç yolcuyu da almaları veya bir yolcular ve paketler kombinasyonuyla tasarruf yapma imkanı sunan yeni bir araç havuzu sistemiyle araba paylaşımı endüstrisinde liderliğe oynuyordu. Gözümü bile kırpmadan yatırım yaptım, çünkü paylaşım ekonomisiyle bilhassa da araba paylaşımıyla fevkalade ilgileniyordum (Ayrıca Uber ile Hailo’ya da yatırım yaptım). Yıllar önce teknolojinin yolunun bir gün kaçınılmaz bir şekilde günlük ulaşım ağlarıyla kesişeceğini ve çok daha sağlam bir talep üzerine ekonomiyi geliştireceğini düşünmüştüm.
DEĞİŞİM BAŞLIYOR
Sidecar, Uber gibi şirketler sayesinde bu öngörüm gerçekleşmiş oldu. Paylaşım ekonomisi iş modelleri, artık otellerden evlere kadar her şeyi kapsıyor ve milyonlarca insanın kazançlı çıkmasını sağlıyor. Ayrıca saygı duyduğum ve enteresan işler yapan girişimcileri destekleme fırsatını yakalamış olmak da çok hoşuma gitti. Sidecar eş-kurucusu Sunil Paul ile 2010’da Karbonla Savaş Odası’nın Gigaton Ödülleri için birlikte çalıştık. O günden beri daima araba paylaşım pazarında rekabet için oldukça geniş bir alan olduğuna inanıyordum. Sunil ve ekibinin neler yapabileceğini görmeye çok hevesliydim. 30 Aralık’ta Sidecar yön değiştirdi. Her ne kadar inovasyonlar yapmaya devam ediyorsa da şirket aslında araba paylaşım pazarının liderleriyle rekabet etmeye yetecek bir hızda büyümüyordu. Çevrimiçi bir mesajda Sunil ile eş-kurucu Jahan Khanna şöyle yazdı: “Bugün Sidecar olarak araba paylaşım hizmetleri işimize son vermeye hazırlandığımız bir dönüm noktası olduğundan artık stratejik alternatifler üzerinde çalışmaya ve bir sonraki büyük şey için zemin hazırlamaya başlayabiliriz.” Birkaç gün sonras ise The New Yorker’dan Om Malik, Sidecar deneyiminin girişimcilik arenasının tamamında yeni bir değişimi temsil ettiğini ve “Silikon Vadisi’ndeki rekabetin artık tek bir tekelci kazananın olacağı bir düzene doğru yol aldığını” yazdı. Om ayrıca, “Google, Facebook ve belki de Uber artık daha büyük bir şeyin göstergeleri: Ağlarla birbirine bağlı yaşanılan çağımızda veriler, altyapılar ve algoritmalar şirketlere önemli bir avantaj sunuyor. Branson’a saygısızlık etmek istemem ama bu artık kazananın her şeyi aldığı bir dünyadır” diye de ilave etti.
ZOR DERSLER
Om’un bakış açısını anlayabiliyorum, ancak rekabetin hiç olmadığı kadar sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Yeni ekonominin muhakkak tekeller doğurması gerekmez; aksine çok sayıda şirketin faaliyet gösterebileceği ekstra niş alanların yaratılmasını sağlar. İş hayatında bazı şirketlerin pazar lideri olduğu diğerlerinin çuvalladığı kazaların sayısının haddi hesabı yoktur. Ancak bütün muhteşem girişimcilerde ortak olan bir özellik başarısızlık karşısında dibe vurduktan sonra tekrar zıplayabilme yeteneğidir. Ben şahsen hatırlayabileceğimden daha fazla sayıda çuvallamışımdır ve gelecekte de birçok işi daha batıracağımdan eminim. Tüm bunlara rağmen zor günlerden çıkardığım dersler sayesinde ileride iyi günlerim oldu. Eğer küçük bir çocukken kurduğum papağan yetiştirme işini batırdıktan sonra yıkılsaydım, öğrenci gazetesi işine kalkışamazdım bile... Eğer Virgin Atlantic’i köşeye sıkıştırmak için British Airways ataklarını artırdığında havlu atmış olsaydım, bugün gökyüzünde uçmakta olan üç tane global havayolu şirketimiz olmazdı. Yeni yıl, nelerin işe yaramadığı, gelecek aylar ve yıllarda nelerin iyileştirilebileceğini düşünmek için de muhteşem bir zamandır. Bu doğrultuda Sunil ile Sidecar’daki ekibinin girişimci düşünme becerilerine tekrar başvurmakta ve kendilerinin gelecek aşamalarını planlamakta bu kadar hevesli olduklarını görmek çok güzel. Onlar, “Bu durum Sidecar’ın araba paylaşım hizmetleri için yolun sonu demek, ancak hiçbir şekilde bu şirket için yolun sonu anlamına gelmiyor” diye yazmıştı. Bir sonraki şeyin ne olacağını ben de büyük bir merakla bekliyorum.
Yeni yıl devrimi
Ortaya ne zaman yeni yılda yapılacak devrimler konusu atılsa annem Eve, gülerek insanlara benim küçük bir çocukken daima “yeni yıl devrimlerimden” bahsettiğimi hatırlatmaktan çok hoşlanır. Her ne kadar sözcükleri yanlış kullanmam yüzünden genellikle yanlış anlaşıldıysam da bu seferkini sonuna kadar savunmak zorundayım, çünkü sonradan onun neredeyse ilahi bir şey olduğu ortaya çıktı. Önce gelin bütün bir yıl için sizin düşünme ve eylem tarzınıza göre gerekli olabilecek küçük bir devrime anlam katacak ve ona sarılmanızı sağlayacak bir karar almakla işe başlayalım. Aslında siz bu yazıyı okurken daha şimdiden hile yapmaya başlamış olma ve hatta belki de 2016’ya yönelik çok iyi niyetli kararlarınızı bile şimdiden unutmuş olma ihtimaliniz çok yüksektir. Ama üzülmeyin, yalnız değilsiniz! Scranton Üniversitesi’nin Klinik Psikoloji Dergisi’ne göre yeni kararlar alan insanların yüzde 29’u ocak ayının ikinci haftasına bile gelmeden eski alışkanlıklarına geri dönüyormuş.
ZUCKERBERG VE KARARLARI
Popüler kararlar arasında daha az para harcamaya çalışmak veya daha iyi organize olmak da var. Bazı insanlar daha karmaşık meydan okumalar gerektiren kararlar almayı tercih eder. Örneğin Facebook’tan Mark Zuckerberg, 2011 yılında sadece kendi öldürdüğü hayvanların etini yemeye karar verdi. Bu yıl ise 584 kilometre koşmaya çalışacak ve kendi evinin baştan aşağıya kontrol edebilecek bir yapay zeka sistemi yaratacak. Bu ayın başlarında Facebook’ta kendi sesini tanıyan, misafirleri eve almak için yüz tanıma teknolojisinden faydalanan ve kendisi evde yokken kız bebeği Max’in sesini gizlice dinlemesine izin veren bir araç icat etmeye niyetli olduğu duyurusunu yaptı. Ben sadece Zuckerberg’in, yapay zeka yardımıyla olsun veya olmasın, bu bebeğin gelecekte kendi hayatını ne kadar çok değiştireceğinin tam anlamıyla farkında olup olmadığını merak ediyorum. Şirketler pek çok yönleriyle tıpkı insanlar gibi yaşlanır. Çocukken çok sevimli ve enerjiktirler; yaşamlarının daha sonraki evresinde asla bağışlanmayacakları türden şeyler yaparlar ama hiçbir ceza almadan kurtulurlar. Ergenlik dönemlerinde, bir parça ukalalaşır ve her şeyi bildiklerini zannetmeye başlarlar. Ardından şirketler kendi yollarını çizmeye hazırlanır ve her şeyin aynı kalması dürtüsü inovasyon yapmaya galip gelir. Kazanılanlar yeterli görülür, enerji seviyesi düşer ve göbek yapar.
HİÇBİR ZAMAN GEÇ DEĞİL
Bu durum şirket sahiplerinin kendi ekipleri adına alabilecekleri en akıllıca yeni yıl kararlarının en popüler kararlara çok benzediği anlamına gelmektedir.
* Organize olmak: “Organizasyon” kelimesinin altında örgütlenmek yatar! Yeni teknolojilerden maksimum derecede faydalanıyor musunuz? Ayrıca çalışanlarınızla onlardan geri bildirim almak için sık sık bir araya geliyor ve önerilerine kulak veriyor musunuz? Sırada bir yeni yıl gerçeklik kontrolü yapmak olabilir.
* Az harcamak çok tasarruf etmek: Çalışanlarınızı kendi bütçelerini azaltacak maliyet etkinlikleriyle ortaya çıkmaları doğrultusunda teşvik edin. Sevgili İskoç eşimin bana daima hatırlatmaktan çok hoşlandığı gibi küçük tasarruflar bir anda dağ gibi yığılmış bir parasal hacmine ulaşabilir. Amazon, Walmart gibi şirketlerde her stratejinin temelinde bu mantık yatar. Siz de bunu benimseyin.
* Daha çok spor yapmak: Şirketler kadar bireyler için de bu kesinlikle katlanılan zahmete değer bir karardır. Eğer bir liderlik pozisyondaysanız, o zaman çalışanlarınıza örnek olarak ve iyi bir fiziksel görüntüye sahip olarak liderlik yapın. Ayrıca şirketinizin çalışanların kendi fiziksel durumlarına dikkat etmelerini sağlamak için onları nasıl teşvik edebileceğinin yollarını da araştırın. Kaybedilen toplam kilolar, koşulan kilometreler, yani işe yarar her şey… Bölümler arası ekip yarışları düzenlemek, spor yaptırmanın eğlenceli ve rekabetçi bir yoludur. Ama ödül olarak kesinlikle herkese bedava pizza dağıtmayın! Yılbaşının üzerinden zaman geçmiş olmasına ve muhtemelen aldığınız kişisel kararlara çoktan boş vermiş olmanıza rağmen neden onları kendi iş hayatınıza uygulamayasınız ki? Sonuçta bir devrimin kıvılcımını çakmak için hiçbir zaman çok geç değildir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz