Nisanın en çarpıcı açıklaması

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yaptı. IMF ve Dünya Bankası toplantıları için gittiği Washington’dan döndükten sonra yaptığı açıklamayı iyi okuyup yorumlamak gerekiyor.

26.05.2014 22:26:490
Paylaş Tweet Paylaş
Nisanın en çarpıcı açıklaması
Geçtiğimiz nisan ayında ekonomi gündemi çok hareketliydi. Altın fiyatlarındaki düşüş, FED’in likidite politikasıyla birlikte ABD borsalarında yaşanan yükselişler, mart ayı sonunda Standart&Poors’un Türkiye’nin kredi notunu artırması, etkileri çok konuşulan konulardı.

Ancak benim açımdan en dikkat çekici açıklamayı, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yaptı. IMF ve Dünya Bankası toplantıları için gittiği Washington’dan döndükten sonra yaptığı açıklamayı iyi okuyup yorumlamak gerekiyor.

Global ekonomideki ve Türkiye’deki gelişmeleri izleyen ve en tepeden kuşbakışı bir perspektife sahip, güvenilir bir isim olan Babacan’ın değerlendirmesini tekrar paylaşmak istiyorum: “2013, belirsizliklerin çok olacağı bir yıl olacak. Önümüzdeki dönemde Türkiye olarak çok dikkatli ilerlememiz, farklı senaryolara hazır olmamız gerekecek.

Her ne kadar dünya ekonomisinde birden bire olağanüstü bir çöküş ihtimali azaldıysa da orta ve uzun vade için krizden nasıl çıkılacağıyla ilgili henüz somut bir sonuç yok. Karamsar bir tablo çizdim ama koca koca ekonomilerin nasıl yönetildiğini yerinde müşahede edince de biraz kaygılanıyor insan.

Daha önceki toplantılarda alınan kararların dahi bu toplantıda biraz gevşediğini gördüm. Diğer ülkelerde görülen ‘Şartlar değişti, sözümden cayıyorum’ gibi bir ekonomi yönetimi anlayışına yabancıyız biz.”

Babacan, global ekonomide ortaya çıkabilecek olası olumsuz gelişmelerden ve bunların yansımalarından endişe duyuyor. Ancak Türkiye’ye güveni tam... Bunu da değerlendirmenin takip eden şu cümlelerinden okumak mümkün:

“Türkiye’de bakıyoruz bankalarımız kredi vermeye o kadar iştahlı ki. Bazen ‘Çok hızlı gidiyorsunuz’ diyerek onları yavaşlatıcı bazı önlemler alıyoruz. Türkiye’deki ortam ve sonuçlar da bu nedenle çok şükür farklı. Dünya Bankası, Türkiye’nin farklı alanlarda yaptığı reformları kitaplaştıracak ki başka ülkeler de bu deneyimlerden istifade edebilsin.” Babacan’ın zirveden bakışı böyle.

Evet, Türkiye ekonomisi bu yıl nispeten düşük büyüme oranına rağmen dayanıklılığı ve performansıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Konjonktür sayfalarında ilk çeyrekteki gelişmeleri mercek altına aldık ve göstergelerdeki toparlanmaya istinaden yazıya “yumuşak çıkış” başlığını koyduk.

Çıkışın kesintisiz sürmesini diliyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz