ZOOM YENİ DÖNEMİN NAPSTER’I MI OLACAK?

2.11.2020 17:32:000
Paylaş Tweet Paylaş
ZOOM YENİ DÖNEMİN NAPSTER’I MI OLACAK?


Salgın, şirketlerin düzenledikleri etkinliklerde bazı sıra dışı inovasyonların ortaya çıkmasına neden oldu. Bu gelişmeyi kimi uzmanlar “Napster”ın yakaladığı çıkışla özdeşleştiriyor. 2000’li yıllarda Napster’ın katkısıyla müzik sektörü gelirlerini nasıl zirveye taşıdıysa, etkinlik sektörünün de yeni teknolojilerle yeni dönemde zirveyi görebileceği düşünülüyor.
Napster, kaset, CD çalar gibi teknolojilerin yerine müzik dağıtımında yen bir yöntemi ortaya koymuştu. Bu inovatif  yaklaşımla geleneksel sistemler ortadan kalktı. Yeni sistemler ve teknolojiler, eski geleneksel sistemleri altüst etmeye etkinlik sektöründe de devam ediyor. Tabii ki her zaman olduğu gibi mevcut sistemden kopmak istemeyen kişi ve kuruluşlar, onlara kâr getiren statükoyu korumaya çalışacaktır. Ancak bunun bir faydası olmayacak. Değişim kapıda…
RAHATSIZ EDİCİ DEĞİŞİM HİSSİ
Küresel dinleyici kavramı nedeniyle “yeterli” bir sanal etkinlik düzenlemek artık eskisine göre daha kolay. Bu etkinliklerin en iyi tarafı da neredeyse ücretsiz olmaları... Bu durum doğal olarak fiziksel etkinlikler dünyasının yarattığı ekonomiye de darbe vuruyor. Konferans, ticaret şovu veya kongre de olsa, tüm iş etkinlikleri bilet satışlarından, sponsorluklardan, üyeliklerden, bayilerden ve sırtlarını dayamayı öğrendikleri başka ne gibi gelirler varsa bunlardan gelen parayı kaybetme tehlikesi içinde.
Henüz sanal aleme kopyalamayı başaramadığımız şey ise bu etkinliklerde önemli kişilerle bir araya gelmenin, fiziksel olarak bir çevre edinmenin ve hayatımızı değiştirebilecek kişilerle tanışmanın yüz yüze yaşanan doğaçlama hali... Kısacası network oluşturma…
Etkinlik sektörü bu yıl kendisini kış uykusuna sokan sosyal mesafe kurallarıyla şimdiden milyarlarca dolar kaybetti bile.
Geçmişte, şarkıcılar ve albüm prodüktörleri LP’lerden 8 çalarlara, kasetlere ve CD’lere geçiş yaparken teknolojik gelişmelere görece kolay bir şekilde uyum sağlamıştı. Fakat Napster ortaya çıktığında, müziğin nasıl dağıtılması gerektiğine dair bildiğimizi sandığımız her şeyi değişti. MPEG’ler ve MP3’ler müzik paylaşımını bir word dosyası göndermekten daha kolay hale getirdi.
Doğal olarak bu durum sektörün paniklemesine yol açtı. Müzisyenler ve prodüktörler kontrolü kaybetmekten endişe etti. Napster’ın dağıtım sistemi, her şeyi bir gecede herkese bedava hale getirdiği için telif yasaları anlamsız görünmeye başladı. En sonunda müzik sektöründen birkaç hukuk takımı buna bir son verdi fakat bu durum bazı yeni oyuncuların sahneye çıkması için zemin hazırladı. Şimdi Apple Music, Spotify ve Amazon Music dijital müzik sektöründe öne çıkmak için rekabet ediyor ve hızla yaşlanan 8 çalarlarımız, kasetlerimiz ve CD’lerimiz de güzel güzel bodrumlara kaldırılıyor.
Daha önce alışveriş merkezlerinin ve film sektörünün altüst oluşundan bahsetmiştik. Salgınların bu tarz değişiklikleri hızlandırmak gibi bir yönü var. Bu listeye eklenecek sıradaki şey, COVID-19 öncesinde yıllık 325 milyar dolar getirisi olduğu tahmin edilen kongre ve etkinlik sektörü olacak.
SANAL FUAR MÜMKÜN MÜ?
Sanal toplantıların yeni şekline ek olarak, hepimiz sanal konferanslar, sanal ticaret şovları, sanal seminerler ve tuhaf da olsa sanal happy hour’larla birlikte sanal yarışmalar görmeye başlıyoruz.

Zoom hisseleri, dokuz ay önce 75 dolarken 2020 Ağustos’unun sonunda neredeyse 300 dolara fırladı. İşler, online olarak rakip platformlardan hangisi kullanılıyor olursa olsun, her sanal toplantıya “Zoom toplantısı” diyormuş gibi göründüğümüz bir noktaya doğru gidiyor. “Bir Zoom toplantısı yapalım” cümlesi günlük dile yerleşmeye başlıyor.
COVID-19, yüz yüze olan her tür profesyonel karşılaşmayı sekteye uğrattı ve buna başarıların alkışlandığı, yeni ürünlerin tanıtıldığı ve iş liderlerinin ortaya çıktığı yıllık sektör buluşmaları da dahil. Tüm bunlara rağmen, bazı kuruluşlar sanal küresel fuarlar ve kongreler konusunda bazı iyi girişimlerde bulunuyor.
BU İŞ NEREYE VARACAK?
Benim aklımdaki temel soru ise şu anda “yeteri kadar” iyi olan sanal etkinliklerin zaman geçtikçe kalabalıkları çekmeye devam edip edemeyeceği… Sonuçta seyahat masrafları olmadan, Dwayne Johnson, Paul Krugman, Steve Wozniak, Malcolm Gladwell ve Robert Kiyosaki gibi ünlü konuşmacıları, tek yapmaları gereken evlerindeki çalışma odalarından görüşmeye katılmak olduğunda, ikna etmek kolay hale geliyor.
Yine de yüz yüze konferanslar, ticaret şovları ve kongrelerin ortadan kalkmayacağını düşünüyorum çünkü bu etkinliklerin kişilerin toplantı sırasında kendi aralarında konuşması, dedikodu yapması, hava değişimi, kokteyllerde dostluk kurma, insanları izleme ve yüz yüze çevre edinme gibi çeşitli soyut tarafları da var. Pek çoğumuz bunları çoktan özledik bile! Ben de kesinlikle onlardan biriyim!
Müziğini eski moda yöntemlerle (evet plaklar geri dönüyor) çalmaya devam edecek iflah olmaz kişilerin olması gibi, büyük iş etkinlikleri de yerinden edilmeye hazır değil, en azından şimdilik.
Virüsün yayılmasıyla ilgili devam eden endişeler ve şirketlerin kapalı ofisler ve kısıtlı seyahatler yüzünden tadını çıkardığı kısa vadeli verimlilikler yüzünden bu etkinliklerin tekrar ana akım olması biraz zaman alabilir. Fakat eninde sonunda çalışanların Zoom oturumları için kullanılacak zekice arka planları bitecek, ayrıca 30 dakika boyunca birisinin çenesine ve tavana bakmak sıkıcı olmaya başlıyor.
GELECEKTEKİ OLASILIKLAR
Fakat hiç şüphe yok ki bu iş etkinliklerinin daha fazlası da internete kayacak. Toplantı ve kongre sektörünün duruma uyum sağlayacağına inanıyorum. Fakat Spotify’ın ara yüzünü doğru hale getirmesi ve müzik sektörünün de değişime ayak uydurması yaklaşık 15 yıl sürdü. Birden fazla güne yayılmış, sanal bir “kişilerarası karşılaşmalar” dizisinin nasıl görüneceğini dikkatlice düşünmek önemli. Bir saniyenizi ayırın ve insanların gerçekçi hologramlarının kokteyl şakalarına güldüğünü, büfe sırasında sohbet ettiğini veya bir konferans masasında oturup en son stratejik plana maddeler eklediğini gözünüzde canlandırıp canlandıramayacağınızı bir düşünün. Daha sonra da kendi gerçekçi hologramınızı doğa yürüyüşü yaparken veya başka bir ünlü kişinin gerçekçi avatarıyla bir bira içerken hayal edip edemeyeceğinizi düşünün. Zamanla pek çok yeni özel hizmet ortaya çıkacak ve bazıları da eninde sonunda yeni sektörlere öncülük eden önemli yeni şirketler olacak.
SON DÜŞÜNCELER
Evet, 2020 yılı çok büyük geçişler içeren yeni bir on yılın başlangıcı olmaya hazırlanıyor. Bu yılki 365 güne bize on yıl daha yetecek kadar değişim sığdırıyormuşuz gibi görünüyor. Fakat bu fütürist biri için heyecan verici bir an ve umarım siz de bu noktada bana katılırsınız. Sadece içgüdüsel olarak değişime karşı koymak ve eski güzel günleri özlemek yerine yeni fikirlere, felsefelere ve teknolojilere açık olun. Kendinize değişimin alışık olduğumuz şeyleri her zaman yok etmediğini de hatırlatın. Tanıdık bir marka çoğunlukla sadece yeni kıyafetler giyer ve gelecekte bizimle yeniden etkileşime geçmeye hazır olur.


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz