Fiyat savaşı bizi nasıl etkileyecek?

4.05.2020 02:30:000
Paylaş Tweet Paylaş
Fiyat savaşı bizi nasıl etkileyecek?

Petrol dahil fosil yakıtların daha süratle kaybetmesi sonucunu verecek bir savaşın tetiği çekildi.

Üçüncü Dünya Savaşı çoktan başladı. Yeni savaşlar, artık muharebe sahasında yapılmıyor. Konvansiyonel savaşlar yerini asimetrik, hibrid, vekalet savaşlarına bıraktı. Yapay zeka ve 5G’de gördüğümüz cinsten teknoloji savaşları yaşıyoruz. Trump’ın “Önce Amerika” diyerek AB ve Çin’e karşı başlattığı ticaret savaşları devam ediyor. Dolar, uluslararası rezerv parası olmayı sürdürecek mi? Yoksa ruble, renminbi, Euro da aynı ölçüde geçer akçe olacak mı? Önümüzdeki on yıllarda biyolojik savaşların, su ve gıda savaşlarının, medeniyetler arası çatışmaların da şiddetleneceğini söylemek kehanet sayılmaz.

KRİZ NASIL PATLADI?

OPEC’in hakim gücü Suudi Arabistan ve müttefikleri, zaten gerilemekte olan petrol talebinin Çin’de patlak veren, sonra süratle yayılmakta olan korona virüsünün de etkisiyle süratle düşmesi karşısında geleneksel yönteme, yani arzı kısmaya başvurma kararı almıştı. Arz bolluğu ve talep azalmasıyla ortaya çıkan durumu dengelemek için 1,5 milyon varillik kısıntıyı masaya getirdiler. Bunun 1 milyon varilinin 13 OPEC ülkesi, kalan 500 bin varilinin de Rusya ve onun öncülük ettiği OPEC dışı üreticiler tarafından sağlaması öngörülüyordu. Rusya Enerji Bakanı Novak, OPEC ile müzakere yaparken Kremlin’den özel bir talimat geldi: “Kesintiyi kabul etmeyin, geri dönün.” Sonradan öğrendiğimize göre, bu kararda Rusya’nın en büyük petrol şirketi Rosneft’in başkanı, Putin’in yakın adamlarından İgor Sechin etkili olmuş.

Başından beri OPEC ile iş birliğine karşı olan Sechin, bu kısıntıların en çok Amerikan petrol üreticilerinin işine yarayacağını, pazar paylarını azaltmayı hedeflediğini düşünüyor. Suudiler bu ihtilaf üzerine fiyatların tepetaklak olmasından sonra müşterilerine fiyatlarda ciddi bir iskonto yapacakları mesajını Aramco üzerinden çekti.. Bırakın kısmayı üretimi daha da artırma kararı aldılar. Sonuç, ocak başında 73 dolar civarında olan petrol fiyatının 30 doların altına düşmesi oldu. 

RUSYA MI ZAYIFLATILIYOR?

Kara pazartesi, borsalardan 3,5 trilyon dolarlık bir servet buharlaştı. Başta Shell ve BP olmak üzere büyük uluslararası şirketlerin değerinde de en az 130 milyar dolarlık bir düşüş oldu. Dünyanın en büyük petrol üreticisi ABD’nin enerji silahını kullanıp Rusya ve Suudi Arabistan’dan pazar payı çalmaya çalıştığını da biliyoruz.

Amerikan kaya petrolü üreticileri zaten düşük fiyatlardan dolayı uzun zamandır sıkıntı içindeydi, borçları büyümüş, bir kısmı iflasın eşiğine gelmişti. Bu dramatik düşüşten sonra Trump’ın güçlük içindeki bu şirketlere yardım paketi düşündüğü haberleri geliyor.

Suudi Arabistan’ın cari işlemler açığı giderek şişiyor, acilen yüksel fiyatların pompalayacağı yeni paraya ihtiyacı var. Aramco’nun halka arzı istenildiği kadar iyi gitmedi, değeri düşüyor, İran destekli Yemenli militanların vurduğu petrol üretim ve işleme tesisleri, bu ülkenin kesintisiz üretimde risksiz olduğu efsanesini de yıktı. Düşük fiyatlara Suudi Arabistan’ın uzun süre dayanabilmesi imkansız. Belki 1-2 ay, o kadar. IMF’e göre Riyad’a, 50 milyar dolar üzerinde açık veren 2020 bütçesinin tutturulması için en az 85 dolar varil fiyatı gerekiyor. Suudi kraliyet ailesi karmaşa içinde. Kral’ın öldüğü ya da ölüm döşeğinde olduğu söyleniyor.

Rusya, yıllardır Amerikan yaptırımları altında ama ülkedeki olumsuz ekonomik etkisine rağmen dış baskılara direnmeye devam ediyor. Bence ABD ve Suudi Arabistan’a kıyasla Ruslar, bu savaşta daha avantajlı. Bütçeyi dengeleyebilmek için 42 dolar fiyat düzeyine razı. Benim tahminim önümüzdeki dönemde ABD, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri birlikte çalışırken Rusya, OPEC içindeki Venezuela ve İran gibi önemli üreticileri de yanına çekip liderliği üstlenebilir.

KABUS SENARYOSU

Uluslararası arenada iş birliği ve ortaklık anlayışından ziyade rekabet, husumet ve çatışma öne çıkıyor; oysa petrol, korona virüsü ve gelmekte olan başka krizler küresel çerçevede iş birliği ve ortak eylem gerektiriyor.

Petrol gereksiniminin yüzde 93’unu ithal eden Türkiye, bu fiyat düşmesi olgusundan en olumlu etkilenecek ülkelerden biri. Fosil yakıtlardan yenilebilire geçiş, enerji verimliliğini artırma çabalarımızı düşük fiyat ortamı gevşetmemelidir. Karşılıklı bağımlılık, katma değer, refah, dijital, yeşil ekonomi yaratacak şekilde enerji sistemini yeniden kurgulama, fosil yakıtların sırtında inşa edilmiş olan sanayi altyapısını yenileme çabalarımız hız kazanarak devam ettirilmelidir.

Bu krizi bir fırsat olarak görebilirsek düşük fiyat kazancını halka yansıtmak ve ekonomiyi sürdürülebilir kılma çabalarına tahsis etmek yarar getirecektir. Daha da ileri gidip, verimli olmayan bütçe harcamalarında yüzde 20’lik bir kesintinin yaratacağı yeni kaynakla istihdam, teknoloji yatırımlarının takviyesi de düşünülmelidir.


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz