Dijital yol haritamızı önümüze koymanın tam zamanı

4.05.2020 02:15:000
Paylaş Tweet Paylaş
Dijital yol haritamızı önümüze koymanın tam zamanı

 

EDİZ EREN / ROCKWELL AUTOMATİON TÜRKİYE ÜLKE DİREKTÖRÜ 

 “DİJİTAL YOL HARİTAMIZI ÖNÜMÜZE KOYMANIN TAM ZAMANI”

Otomasyon sektörünün Türkiye’deki büyüklüğünün 2020 yılında 1 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Sektörün bu alandaki liderlerinden biri de dünya devi Rockwell Automation. Şirketin Türkiye ülke direktörü Ediz Eren’le yaptığım sohbette Eren, şu konulara dikkat çekti:

HARİTALAR ÇIKARILDI Pek çok şirket dijital dönüşüm yol haritasını çıkardı ve bu doğrultuda ciddi planlamalar yapıyor. İş dünyasındaki bu hareketlilik kelebek etkisine benzer bir şekilde kamudaki dijital farkındalığın artmasına da ciddi katkılar sağladı. Dell Dijital Dönüşüm Endeksi de gelişmekte olan pazarlar arasında Türkiye’nin dijital olgunluk bakımından EMEA bölgesinde ilk sırada olduğunu görüyoruz.

SANAYİNİN DİJİTAL OLGUNLUĞU Endüstri 4.0 artık olgunlaştı ve teoriden pratiğe hızlı bir geçiş söz konusu. Türkiye’de sanayinin dijital olgunluk seviyesi ise ortalamada Endüstri 3.0 mertebesine yaklaşıyor. Olgunluk seviyesi en yüksek 3 sektör, ‘malzeme’, ‘bilgisayarlar, elektronik ve optik ürünler’ ve ‘otomotiv ve beyaz eşya yan sanayi’ olarak sıralanıyor.

ROBOTLAR YERİMİZİ ALMAYACAK Gerek özel sektör gerek kamu dijital dönüşüm eksenindeki gelişmelere hızla adapte olurken çalışanlar tarafında ise farklı bir gündem söz konusu: Robotlar yerimizi alacak mı? Hayır, robotlar yerimizi almayacak. McKinsey’in “Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü” araştırması da bunun mümkün olmadığını kanıtlıyor. Araştırmaya göre, 2030 yılına kadar Türkiye’deki mevcut mesleklerin yalnızca yüzde 2’si tamamen otomasyona geçebilir. Her 10 meslekten 6’sında yüzde 30 oranında otomatize edilebilir aktivite bulunuyor. Dolayısıyla otomasyon ve diğer teknolojiler verimliliği artırmaya ve iş süreçlerinde insanların en büyük yardımcısı olmaya devam edecek.

NE BAŞLATTIM?

AYLİN TÜLAY ÖZDEN / DORUK YÖNETİM KURULU ÜYESİ

“22 YILDIR DİJİTALLEŞTİRİYORUZ”

Doruk, ürettiği yeni teknolojilerle fabrikaları dijitalleştirerek üretim hızı, verimlilik ve rekabetçilikte lider olmalarını sağlayan iyileştirmeler sunana bir yerli teknoloji şirketi. Şirketin yönetim kurulu üyesi Aylin Tülay Özden, sanayiyi dijitalleştirmek için 22 yıl önce kurulduklarını söylüyor ve neleri hayata geçirdiklerini şöyle anlatıyor:

AKILLI FABRİKALAR KURUYORUZ “Türkiye’nin sanayide dijitalleşme alanındaki ilk Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirmiş teknoloji şirketiyiz. Endüstriyel işletmelerin üretim operasyonlarının dijital olarak yönetilmesi için akıllı ve dijital üretim yönetimi sistemleri geliştirip kuruyoruz. Fabrikaların gerçek durumundan otomatik geri bildirimler alarak yeni kararlar verebilen akıllı üretim yönetimi sistemimiz ProManage ile işletmeleri akıllı fabrika ve dijital fabrika olarak da adlandırılan yapıya dönüştürüyoruz.

HIZ VE VERİMLİLİK IoT, artırılmış gerçeklik, yapay zeka ve makine öğrenmesi teknolojileri ile tamamen entegre olan dünyadaki tek üretim yönetimi sistemimiz, sanayicilerin kendilerini sürekli ve otomatik olarak geliştirebilmesini sağlıyor. Fabrikalar ve üretim işletmelerinde hız ve verimlilik artışı sağlıyoruz.

GERİ DÖNÜŞ 2 AY İşletmelerin üretim yönetim operasyonlarını dijitalleştirmesi sadece 4 ila 8 hafta sürüyor. Sanayiciler yaklaşık 2 ay sonra bu sistem için yaptıkları yatırımı geri kazanabiliyorlar. 2 ay sonunda yüzde 20’ye varan oranda verimlilik artışı sağlanıyor.  Bu kazançlar aynı miktarda makine, ekipman ve insan gücüyle üretim miktarının iki katına çıkmasına kadar ulaşan üretim artışları sağlıyor.

TRENDLER

OĞUZHAN SÜRAL / WELLPOİNT GROUP İCRA KURULU ÜYESİ

“DİJİTAL ÇAĞ SAĞLIĞIMIZI DA KORUYOR”

Sağlığımızı yönetmek hasta olunca aklımıza geliyor ve hemen hastanelere ve doktorlara koşuyoruz. Şu an yaşadığımız global salgın olan Corona da gösterdi ki aslında sağlık "ill"ness değil "well"ness. Bu konuyu konuştuğum Wellpoint İcra Kurulu Üyesi Oğuzhan Süral, wellnes için dijital trendleri şöyle anlattı:

İYİ HALİ KORUMA “Nedir Dünya Sağlık Örgütü ve Bakanlığımızın önerisi, ellerimizi çok iyi yıkayalım, hijyenimize dikkat edelim, bol sıvı tüketelim, yeterince uyuyalım. Wellness'dan anladığımız lüks tesislerde, masajlar ya da detoks suları değil sadece. Adı üzerinde hasta olmadan iyi halimizi koruyabilmek.

ONLARCA TAKİP UYGULAMASI Bunun için de çok başarılı teknolojiler ve uygulamalar var. Ben mesela kızlarımın dişlerini yeteri kadar fırçalayıp fırçalamadıklarını bir aplikasyonla takip edebiliyorum. Tip1 diyabet olduğum için Türkiye’de çıkmış Albert diye bir uygulamayı kullanıyorum. İğne vakitlerini sesli ve mesajla uyarıyor, alıp almadığımı kontrol ediyor, ilaçları yazmam gerekmiyor kendisi barkoddan buluyor. Çocuklar hasta olunca da ilaçların içerikleri konusunda beni uyarıyor.

HEM SAĞLIĞA HEM KARİYERE KATKI Sporu, beslenmeyi tamamını başka bir aplikasyonla takip ediyorum. Mayo Clinic’in ikinci görüş uygulaması da çok başarılı. Dijital Çağ sağlığımızı çok daha iyi yönetmemizi dolayısıyla sağlıklı ve uzun yaşamamamızı sağladığı gibi kariyerimize de doğrudan katkı veriyor aslında.

 ÖNERİ PANOSU

 DR. ABDÜLBAHRİ DANIŞ / ITELLIGENCE TÜRKİYE CEO’SU

“YENİ NESİL TEKNOLOJİLERİ KULLANMAYI DÖNÜŞÜM SANMAYIN”

“Bugünün dünyasında teknolojiyi konuşmadan herhangi bir iş kararı almak mümkün değil. Çünkü müşteri davranışları ve taleplerin hızlı değişimine paralel olarak bulut teknolojileri, nesnelerin interneti veya yapay zeka gibi konular artık birer servis haline geldi. Müşterilerin pek çoğunun tıpkı kira öder gibi bu hizmetleri alabildikleri bir dönemden bahsediyoruz. Aynı zamanda müşteri ve tüketicilerden gelen büyük bir baskı ve talep de söz konusu. Dolayısıyla, ölçeği ne olursa olsun şirketler dijital dönüşüm sürecine girmek zorunda. Aksi takdirde rekabetçi olmaları, dahası bir oyuncu olarak varlıklarını sürdürebilmeleri mümkün değil. Öte yandan dijital dönüşüm “dijitalleşme” ile karıştırılabiliyor. Çoğu zaman yeni nesil teknolojileri kullanmak, dijital dönüşüm olarak adlandırılıyor. Oysa dijital dönüşüm, teknoloji kullanarak iş modelinin geri dönüşü olmayacak şekilde kökten değişmesini ifade ediyor. Bu sebeple dijital dönüşüm, tek bir teknoloji projesiyle gerçekleştirilen bir kavram değil, bir yol haritası… Şirketlerin uzun vadeli iş modelleri üzerine kafa yorduğu ve teknolojinin avantajlarından sonuna kadar yararlandığı ve bunu adım adım gerçekleştirdiği bir yol haritası olmadan bu dönüşümü gerçekleştirmeleri mümkün gözükmüyor.”

ALİ YILMAZ / SEM YÖNETİM KURULU BAŞKANI

PAZARLAMADA YENİ DÖNEMİN ARAÇLARI

“Dijital pazarlamanın geleceği olarak görülen kişiselleştirmenin, 2020’de başarılı bir dijital pazarlama kampanyasının anahtarı olacağını söyleyebiliriz. Yine 2021 yılına kadar, dijital video harcamalarının gitgide artarak iki katına çıkması bekleniyor. Çevrimiçi olarak geçirilen zamanın üçte biri video içerik izlemeye ayrılıyor. YouTube’a göre, mobil video tüketimi her yıl yüzde 100 oranında büyüyor. Ortalama bir kişinin 2021 yılında çevrimiçi videoları izleyerek her gün 100 dakika geçireceği tahmin ediliyor. Video, markaların tüketicileriyle iletişim kurması için kolay, etkileşimli ve eğlenceli bir yol. Facebook, Instagram, Snapchat ve Tik Tok’un sunduğu 'Canlı Video özelliği', markaların pazarlama ve reklamcılık çabalarından en iyi şekilde yararlanmaları için mükemmel bir temel oluşturuyor. En büyük faydalanıcıları ise ürün açıklamalarını ve demo eğitimlerini daha etkili bir şekilde tanıtabildikleri için e-ticaret markaları oluyor. Ayrıca influencer pazarlama ve chatbot'lar  dijital pazarlamanın önemli parçası olmaya devam edecek. Mesajlaşma uygulamaları ve sesli etkileşim de öne çıkıyor. Akıllı cihazlarda Siri, Google ve Alexa’yla kurulan sesli etkileşimler giderek daha çok kullanılıyor. Bugün 2 milyar dolar düzeyinde olan sesli alışverişin 2022’de 40 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.”


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz