Sanal okul kurduk

10.06.2020 12:11:000
Paylaş Tweet Paylaş
Sanal okul kurduk

FATİH ÖZTÜRK/ BİLFEN ŞİRKETLER TOPLULUĞU YÖNETİM KURULU BAŞKAN VEKİLİ

Korona salgınına karşı alınan önlemler kapsamında eğitim ve öğretim süreci de pek çok okulda dijital teknolojiler sayesinde online olarak devam ediyor. Bilfen Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatih Öztürk’le bu konuyu konuştum. Öztürk, başlattıkları uzaktan online eğitimle elde edilenleri şöyle anlatıyor:

15 MİLYONA YAKLAŞTIK “Uzaktan eğitime yönelik offline videolar, online eğitim, online sınav, online kayıt, online veli semineri, online zümre çalışmaları gibi hizmetlerle sanal bir okul kurduk. Öğrencilerimiz temel derslerin yanında robotik ve kodlama, yabancı dil, resim, müzik, beden eğitimi gibi dersleri de bizzat öğretmenlerinden alabiliyor, rehberlik görüşmeleri yapabiliyorlar. Sadece uzaktan eğitim ve online sınav projelerimiz için 3 haftada online platformlarımızdan 14 milyon 341 bin 317 adet istek alındı.

TELAFİ EĞİTİMİ Öğretmenlerimiz eğitimde herhangi bir kayıp oluşmaması için konu anlatımları dışında da etütler ve deneme sınavlarıyla eğitim akışını destekliyor. Online etüt eğitimine başladık. Bin 200 sanal sınıfta, öğrencilerimizle günde ortalama 5 bin 287 saat canlı derste bir araya geliyoruz. Evden eğitimin ilk 3 haftasında online/offline eğitim süresi 6 milyon 573 bin dakikayı geçti. Üç haftada sadece ilköğretim kademesinde 92 bin 640 online ders işlendi. Offline eğitim için bin 263 video hazırlanıp öğrenciler tarafından 2 milyon 163 bin 301 kere tüketildi. Yapılan eş zamanlı online sınavlarda 541 bin 636 soru çözümü gerçekleşti ve sonuçlar öğrencilerle paylaşıldı.”

NE BAŞLATTIM?

UĞUR CANDAN / SAP TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

 

“ÜCRETSİZ KULLANIMA AÇTIK”

SAP Türkiye, korona virüsünün yayılmasını engellemek için aksiyon almaya hızlı başlayan şirketlerden biri. SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan, bu kapsamda virüs Çin’de çıkmaya başladığı günlerden itibaren çalışanlarını bilgilendirmeye, mart ayı başı itibarıyla da yoğun tedbirleri almaya başladıklarını söylüyor. Candan, bu süreçte ne başlattıklarını şöyle anlatıyor:

ANLIK BİLGİ ERİŞİMİ “Bu salgınla beraber şu anki önceliğimiz dünyayı daha güvenli bir yer haline getirmeye destek olmak. Bu çerçevede Ruum by SAP çözümümüzü Kovid-19 ile mücadele kapsamında ücretsiz olarak müşterilerimizin kullanımına açtık. Bu süreç teknolojiye yatırım yapmanın, iş süreçlerini dijitalleştirmenin ve özellikle bulut bilişimin geleceğimiz açısından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Tüm çalışanlarımız, Qualtrics Otomatik Koronavirüs Rehberini kullanarak anlık bilgiye erişebiliyorlar.

ÇEVRİMİÇİ AÇIK DERSLER Öğrencilerden profesyonellere kısacası herkes için yenilikçi ve interaktif eğitim içeriği sunan yeni bir dijital öğrenme platformu olan SAP Genç Düşünürler Programı inisiyatifini başlattık. Bu inisiyatifimiz kapsamında STEAM alanına ilgi duyanlar SAP Genç Düşünürler Programı üzerinden eğitimlere ulaşabilecek. Bunun yanı sıra kendini geliştirmek isteyen herkesin ücretsiz olarak kullanılabileceği openSAP platformumuzla öncü teknolojiler, en son inovasyonlar ve dijital ekonomi alanlarında kitlesel çevrimiçi açık dersler sunuyoruz.”

TRENDLER

 5G TEKNOLOJİSİYLE İLGİLİ İDDİALAR DOĞRU MU?

İnsanoğlu, yepyeni bir döneme hazırlanıyor. İnovasyon Dahilik Araştırma Derneği (i-deha) önümüzdeki dönemde adını sıkça duyacağımız bir yeni oluşum. Dernek, dahi seviyesinde kapasiteye sahip genç ve çocukları, endüstri liderleri, teknoloji şirketleri, devlet kurumları ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşları bir araya getirmek amacıyla kuruldu. İ-deha’nın yönetim kurulu başkanı Kaan Kezer’le korona salgınıyla sosyal medyada sıkça dile gelen 5G teknolojisinin sağlığa etkileri iddialarını konuştum. Kezer, şöyle anlatıyor:

YENİ UYGULAMA “Daha hızlı veri taşıyabildiği için daha önce kullanılmayan milimetre dalgalarının kullanıldığı bir telemetri sistemi geliştirilmeye ve hibrit bir şekilde uygulanmaya başlandı. Buna 5G teknolojisi diyoruz. Temelde, bir ışımanın maddelerin kimyasal yapısını bozabilmesi için molekülleri iyonize edebilmesi gerekir. 5G teknolojisi, elektromanyetik spektrumda kızılötesi ışınlarının altında, mikro dalga ışınlarının üstünde yer alır. Yani girişim düzeyi olarak iyonize eden aralıkta sayılmaz. Ancak mikrodalgaların su moleküllerini fazla etkilemesi gibi farklı molekül ve elementlerin farklı enerji seviyelerinde iyonize olması gibi bir gerçek de var. Bu nedenle kesinlikle böyle bir etkiye sahip değil dememiz çok zor.

TEK ÖNEMLİ RİSK Bununla beraber 5G’nin bulunduğu frekans aralıkta giricilik kaybı çok yüksek. Yani komplo teorilerinin iddia ettiği gibi kanser ve hastalıklar artırılacak olsa kullanılacak frekans aralığının bu olması oldukça saçma ve verimsiz duruyor. Çünkü 5G yayınının kapalı alanlara erişmesi çok zor ve bu haliyle bile bu bir araştırma konusu. Aklımıza gelen tek önemli risk, gerçekten 60 GHZ’de oksijenin yayılan enerjinin önemli bir kısmını emmesi. Bu durumda oksijen yapısında farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu, korona virüse neden olmasa veya korona virüs bundan bağımsız olarak öldürüyor olsa da oksijen kalitesi üzerinden dolaylı olarak etkiliyor olabilir. Ancak bu konuda somut bir bulgu bulunmuyor. Genel bilimsel konsensüs böyle bir riskin ortada olmadığı. Yine de yoğun uygulamadan önce daha iyi araştırılmasında fayda var. Dünyanın yaygın kurulumu erteleme nedeni de bu.”

ÖNER PANOSU

 UFUK IŞIK / AKADEMİ ÇEVRE CEO’SU

“ENDÜSTRİ 4.0 VAZGEÇİLMEZ”

“Son zamanlarda yaşadıklarımız bize Endüstri 4.0 Stratejisi’nin vazgeçilmez bir süreç olduğunu bir kez daha gösterdi. Atık yönetimi sektör oyuncularına tavsiyem, Endüstri 4.0 olarak da adlandırılan yeni döneme hızlıca adapte olmaları. Atık toplama, taşıma, depolama, ayırma, arındırma, işleme, geri dönüşüm ve geri kazanım işlerinde bilişim teknolojileriyle endüstri faaliyetlerini yeni nesil yazılım ve donanımla bir araya getirerek daha düşük maliyetli, daha az yer kaplayan, daha az enerji tüketen, üretim esnasında daha az zararlı madde kullanımına imkan tanıyan donanımlar ve bu donanımları çalıştıracak işletim ve yazılım sistemleri kaynak ve bellek kullanımı açısından daha tutumlu olacak.   

Atıktan hammadde ve enerji üretim sürecinde tesislerdeki makinelerde siber-fiziksel sistemlerin kullanılması demek insanlardan neredeyse bağımsız olarak kendi kendilerini koordine ve optimize ederek üretim yapabilecek “akıllı geri dönüşüm tesisleri” demek. Eğer Endüstri 4.0 stratejisi gerçekleşirse üretim süresi, maliyetler ve üretim için ihtiyaç duyulan enerji miktarı azalacak, üretim miktarı, verimliliği ve kalitesi artacak.”

KADİRCAN TOPRAKÇI / PEAKUP COO’SU 

“DİJİTAL KÜLTÜR OLUŞTURACAK”   

“Dijital dünyada en zor olan teknolojik yenilikleri ortaya çıkarmak değil insanların adaptasyonunu sağlamaktı. Şimdiyse bu döngü değişti. Artık kullanıcı son derece adapte ve motive. Şimdiye kadar elimizdeki teknolojileri kullanmaya korkuyorduk ya anlamıyor uzak duruyorduk ya ihtiyaçlarımızı doğru tespit edemiyor, konuyu erteliyorduk. Pandemi sayesinde birçok şirket belki de 1-2 yılda aşacağı süreci 1 aydan bile kısa bir sürede tamamladı. Teknolojiye uzak duran, soğuk ve zor bulan birçok kişi Microsoft Teams, Skype, Zoom gibi programları öğrenir ve kullanır oldu. Tüm dünyayla birlikte ülkemizde de yaşan bu değişimler önümüzdeki 10 yıllık teknoloji yatırımlarını, şirket hedeflerini ve trendlerini doğrudan etkiledi. Salgını atlattıktan sonra bu öğretilerin kalıcı olması adına dijitalleştirdiğimiz süreçlerin şirketlerin kurumsal hafızasına kalıcı olarak girmiş olması önemli. Dönüşüyor olsak da deneyimlediğimiz bu dijital uygulamaları iş süreçlerimizin temelinde tutmamız, salgın sonrasında da bu süreçlere devam etmemiz önemli. Türkiye olarak dijitalleşme 2030 hedeflerini 5 yıl kadar öne çektik.”


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz