Her şey 4. sanayi devrimiyle başladı

13.04.2020 16:13:000
Paylaş Tweet Paylaş
Her şey 4. sanayi devrimiyle başladı

Onu Sanayi 4.0 olarak isimlendirince arkası geldi. Demokrasi, teknoloji, mutluluk, müzik, tarım, finans gibi her alanın 4.0’sı geliştiriliyor şimdi. Enerjinin de var 4.0’ı, tabii ki.

Sanayi 4.0 konuşurken onun göbeğinden bağlı olduğu enerji değer zincirindeki gelişmelerden bağımsız kalacağını düşünemeyiz. Geleceğin en önemli alanları olan yapay zeka, uzay, okyanus, gıda ve su da Enerji 4.0’dan ayrı konuşulabilir mi?

Bırakın dedelerimizi, babalarımızın dünyası bile geride kalıyor yaşamakta olduğumuz süratli gelişmeler karşısında. Küresel ağırlık merkezi, oyuncuları, oyunun kuralları farklı olan bir dünyadayız. 2008 bunalımından bu yana küreselleşme akımı geriye sarmaya başlarken dijital ekonomi sınır ötesi ticaret ve işlem trafiğini hem artırdı hem maliyetleri aşağıya doğru çekiyor. Salgın virüsler dünyanın en büyük ekonomisine ciddi bir darbe vurmuş olsa da durgun, doygun OECD dünyasından Doğu’ya doğru güç kayması sadece yavaşladı. Süreç, kuşkum yok ki yeniden ivme kazanacak.

Düşük nüfus büyümesi, radikal teknolojiler, dijitalizasyon süreçleri, yeni iş modelleri, finansman kaynakları, ticaret ve yatırım akışlarının yön değiştirmesi, daha vahim çevre sorunları gezegenimizdeki ekonomik ve siyasi güç kaymasıyla eş zamanlı olarak sürecek.

Bugün enerjide değişen en önemli olgu, sürat. Eskiden 15-20 yıla yayılan gelişmeler, teknolojideki baş döndürücü gelişmeler, finans sektörünün kıvrak hareket etmesi, düzenleyici süreçlerin rasyonel hale getirilmesi ve gereksinimler nedeniyle artık birkaç yıla sığabiliyor.

2060’a kadar uzanan senaryolarda dünyada yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının yüzde 40’a yükseleceği öngörülüyor. Fosil yakıtlar 1970’den bu yana sadece yüzde 5 pay kaybetti ve 2060 senaryolarında hala yüzde 50-70 menzilinde görünüyorlar.

Elektrikli araçlar, sanıldığından daha süratle yollarımızda seyahat edecek. Bugün dünyada 2 milyon elektrikli otomobil var. Bu sayının 2040’da 300 milyona ulaşması öngörülüyor. 2025’e kadar yeni araç filo kapasitesinin dünyada yüzde 15’i, AB ülkelerinde ise yüzde 25’i elektrikli araçlardan oluşacak. Petrolün araçların yüzde 92’sine enerji sağladığı düşünülürse bu dönüşüm petrol talebinde önemli düşüş yaratabilir.

Dünya enerjisinde sadece oyun değil oyuncular da değişiyor. ABD, dünyanın petrol ve doğal gazda tartışmasız lideri olma yönünde ilerliyor. Çin hükümetinin “enerjide devrim” ve “kirlilikle mücadele” çağrılarıyla daha hizmet ağırlıklı bir ekonomik modele geçişi, enerji sektörünün ilerleme yönünü de değiştiriyor.

Rusya, doğal gazda üstünlüğünü yeni oyunculara kaptırma niyetinde değil. LNG’de Avustralya ve Doğu Afrika'da yeni üreticiler Katar’ın üstünlüğünü aşındırıyor. Çin, Kore, Rusya gibi oyuncular nükleer enerji piyasasında geleneksel oyunculardan daha etkin hale geliyor. Gelişmekte olan ülkelerin enerji firmaları Batılı rakiplerine kıyasla pazularını daha güçlü şişiriyor.

Enerjinin hem diğer sektörlerle ve teknolojiyle bağlantısı güçleniyor hem çevreden rekabete vergiden sanayi politikasına uzayan geniş menzilde entegre bir çerçevede görülmesi zorunluluğu doğuyor. Bu dönüşümleri, dinamikleri, üretici, taşıyıcı, satıcı ve tüketici davranış ve güdülerini, yatırımcı beklentilerini anlamadan ne hükümetler politika yapabilir ne de iş dünyası sağlıklı kararlar alabilir.

Enerji sektörü, yenilenebilirin yaratıcı sürdürülebilir sistemlerle bütünleşme süreci içinde nihai kullanım yakıt değişimlerine, elektrik mobilite çözümlerine, akıllı şebeke yönetimine, bireysel enerji üretim mülkiyetine, paylaşılan varlık ve hizmetlere geçiyoruz. Robotlar, yapay zeka, güçlendirilmiş realite, büyük veri, IoT, blockchain 4. Sanayi Devrimi ile yeşil enerji devrimini evlendiriyor birbiriyle.

Sanayilerin dijital dönüşümüyle daha sürdürülebilir, temiz enerji sistemlerine geçişin birbirine karşılıklı yararlar sağlayacağından kuşku duymayın. Ama “Böyle gelmiş böyle gitmeyecek”; yeni iş modelleri, yaratıcı finansman imkanları, daha vasıflı insan sermayesi, esnek ve güvenilir hükümet politikaları, kurumları gerekiyor.

Hem de hiç gecikmeksizin.

Ne zaman hazır olacağız Enerji 4.0’a?


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz