Kripto paraların geleceği

6.04.2018 15:31:000
Paylaş Tweet Paylaş
Kripto paraların geleceği

Geçtiğimiz günlerde kripto paralarla ilgili Hazine Müsteşarlığı harekete geçti. Türkiye’de yasal dayanağı olmayan kripto paralara ilişkin düzenlemelerin geliştirilmesi için bir çalışma grubu oluşturuldu.  Hatta kripto paraların risklerine dair kamuoyunun bilgilendirilmesine karar verildi. Peki işin uzmanları, bu yeni nesil paraların geleceğini nasıl görüyor?

50 KAT BÜYÜDÜ Ocak 2018 itibariyle dünyada 1.430 adet kripto para birimi var. Avrasya Blockchain ve Dijital Para Araştırmaları Derneği Başkanı Kadir Kurtuluş, bu paraların toplam hacminin 750 milyar dolara ulaştığını aktarıyor. EY Bilgi Teknolojileri Lideri Alper Karaçar, “Ancak piyasada takip edilen ve işlem yapılan 10 kripto para mevcut. Kripto paralar aslında birer araç olarak tasarlandı, ancak yatırım yapıldığından amaç haline geldi” diyor. Kurtuluş, “Esasında her kripto paranın vadettiği farklı çözümler ve teknolojiler mevcut. Ocak 2017 kripto para piyasa hacmi 15 milyar dolardı,  son 1 yılda 50 kat büyüdü” şeklinde konuşuyor.

POLİTİK ENGELLER Her iki uzmanda dünyada bu paraların hem adet hem de hacimsel olarak katlanarak büyüyeceğini öngörüyor. Kurtuluş, “En trend konulardan biri blockchain teknolojisi. Bu teknolojinin kullanımı arttıkça kripto para sayısının çok daha fazla seviyelere geleceği aşikar, fakat bunların hepsi yaşayabilecek mi, işte burası önemli soru. Yakın bir gelecekte kağıt para devrinin kapanacağını öngörüyoruz. Merkezi otoritelerden bağımsız kripto para ve buna dayalı blockchain teknolojileri gelişecek” yorumunu yapıyor. Karaçar ise “Bugün kripto paralar, birçok devletin politikasıyla uyuşmuyor. Çin ve Güney Kore’de yasaklanması planlanıyor. Yine de dünyada kripto para adedi artacak, kripto paraların toplam hacmi de büyüyecek. Ama politik engeller çok ciddi tehlike oluşturuyor” diyor.

TÜRKİYE’DE NE OLUR? Türkiye’de uluslararası borsalarda işlem gören bir kripto para şu an için yok. Fakat buna yönelik projeler var. Bu alanda kendilerinin de çalıştıklarını aktaran Kurtuluş, “Konu hakkında Türkiye’deki birçok banka ve teknoloji şirketinin üst yönetimiyle görüşmeler yaptık. Genel olarak bankalar ve büyük teknoloji şirketlerinin konu hakkındaki farkındalıkları ve öngörüleri yüksek seviyede, ama ne yapılacağı ve nasıl adaptasyon sağlanacağı konusunda net olamadıklarını söyleyebiliriz” diyor. Alper Karaçar ise yasal çalışmalar sonrası blockchain’in Türkiye iş dünyasında daha fazla kullanılmasıyla kripto paraların çıkabileceğini aktarıyor ama “Türkiye’nin ne yapacağını tahmin etmek zor” diyor. 

GÜNDEM 

 

BANKALARIN TAKATİ BİTTİ Mİ?

Bankacılık sektörü, geçtiğimiz günlerde İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince’nin yaptığı açıklamayı konuşuyor. Ersin Özince, mevcut sermaye, kaynak, kârlılık ve özkaynak kârlılığı verileri ışığında bankacılık sektörünün büyümeyi finanse edecek takatinin kalmadığını söyledi. Biz de duayen isimlerle bu sözleri yorumladık ve onlardan 2018 için öngörülerini aldık:

5 YILDIR SÜRÜYOR Sektörün uzman isimlerinden Derya Gürerk, “Bu durum son 5 yıldır etkisini giderek artırıyor. Bu sürede çark nasıl döndü derseniz; iki şekilde döndü. Global piyasalarda likidite bolluğu olması ve emtia fiyatlarının düşmesi nedeniyle dış borçlarla kaynak sağlandı. İkinci olarak da yine sermaye benzeri kredilerle büyüme desteklendi” diyor. Adını açıklamak istemeyen bir diğer yılların bankacısı ise şunları söylüyor:

“Bankalar son yıllarda oldukça büyük yük taşıdı, hala da taşıyorlar. 2017 yılının başında alınan yeni önlemler ve bazı kuralların gevşetilmesiyle bankaların önü açıldı. Bu alanda daha gidilecek çok yol var ve bankaların kredi verebilme kapasitesi artırılabilir. Her ne kadar mevduat pazarının daralması zaman zaman ekonomideki oyuncuları endişelendirse de mevduat dışında başka fonlama kaynaklarının olması bankaların ülke kalkınmasında yine önemli görevler alabileceğini gösterir. Diğer taraftan son zamanlarda bankaların hızlı şekilde kredilendirme operasyonlarına girmesi bankaları yordu. Bunu da göz önüne almak gerekir.”

KGF BİLMECESİ Ersin Özince, aynı açıklamada Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) işe yaradığını belirtirken, “Ancak bunun da serbest piyasa kurallarıyla birebir bağdaşık olduğu söylenemez. KGF’nin zaten bankacılık sektörü ya da özel sektörün konusu olması gerekir. Devletin buna zaruri şartlarda yaptığı katkının sürekli olması beklenmemeli” ifadelerini de kullanmıştı. Bu konuda da Derya Gürerk, “Büyüme için KGF, vergi indirimi uygulamaları tekrar gündeme gelebilir” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Örneğin KDV alacaklarının bir bölümünün veya tamamının ödenmemesi gibi farklı uygulamalar söz konusu olabilir. Bunlara ilaveten kredileri açmak için bazı kritik bankacılık rasyolarının indirilmesi de mümkün. Bu durum kısa vadede belki bankalar tarafından iyi karşılanabilir. Ancak orta ve uzun vadede bankacılık sektörü açısından ciddi olumsuz risklere neden olabilir.”

CEOTWEET

TIMOTHY ASH

“Türkiye’den- Şimşek’in Londra’da yatırımcılarla yaptığı toplantıdaki sunumu gayet düzgün ve etkileyici. Ekonominin aşırı ışınlamasıyla ilgili endişeleri tam karşıladı mı emin değilim ama sonuçta bunu denedi.”

MEHMET ŞİMŞEK

“Melek yatırımcı ve girişim sermayesi yatırım ortaklılıklarını teşvik ediyoruz. Hazine, üst fonlara ve gelecek vadeden girişimlere destek verecek fonlara kaynak aktarıyor. Girişimcilik ekosistemi daha da güçlendirmek için bankalarımızın bu alanlara daha çok kaynak ayırması lazım.”

ÖZGÜR DEMİRTAŞ

“Petrol fiyatlarındaki tırmanış, Türkiye ve benzeri ülkeler için can sıkıcı. Her ne kadar bu emtianın geleceği olmasa da ölü kedi sıçrayışları, petrol ithalatçısı ülkeler için zor bir durum.”

ZÜMRÜT İMAMOĞLU

“Büyümenin sağlıklı olup olmadığının en önemli göstergesi enflasyondur. Enflasyonsuz büyüyemiyorsanız ekonomi politikalarınız yanlıştır. Yeni yılda düzelmesi dileğiyle...”

CEO AJANDA

2018 “ORTAKLIK” YILI OLACAK

Bu yıl finans dünyasında sigortacılıktan bankalara, finansman şirketlerine kadar her alanda yöneticiler büyümenin, farklı sektörlerle kurulan iş birlikleriyle geleceği düşüncesinde. Verimliliğin sınırlarının zorlandığı iş dünyasında, bundan sonra ölçeği yakalamanın yolu kazan-kazan modelli iş birliklerinden geçecek. 2018’de bu alanda atılacak adımları ise liderler şöyle anlatıyor:

PTT VE PASSOLİG’İN ETKİSİ Verimlilik, etkinlik ve müşterilere teknoloji odaklı inovatif çözüm sunma ana stratejisiyle çalıştıklarını aktaran Aktif Bank Genel Müdürü Serdar Sümer, Passolig örneği ve PTT ile iş birliklerinde olduğu gibi geniş dağıtım ağlarına sahip finans ve finans dışı kurumlarla güçlü ortaklıklar kurduklarını belirtiyor ve şöyle konuşuyor:

“Bu kapsamda fintech’lere özgü iş yapış şekli belirleyerek hızlı, esnek ve maliyet avantajlı sonuç üretiyoruz. Dijital ürünlerimiz N Kolay Kredi ve N Kolay Bono buna en iyi örnek… N Kolay Kredi, 2 milyon kişiden 15 milyar TL’nin üstünde kredi başvurusu alarak ihtiyaç kredisi pazarının kendi ivmesinden 5 kat fazla büyüme kaydetti. N Kolay Bono’da 3 defa halka arz yaparak toplamda 1 milyar TL’lik bono ihracında bulunduk. Passolig ve N Kolay Kart ile toplam 3,8 milyonu aşan kart portföy büyüklüğümüzü genişletmeye devam ediyoruz. Passo mobil uygulamasını Passolig kullanıcılarının hizmetine sunduk. Bir diğer dağıtım ağımız olan PTT’lerde ürün çeşitliliğimizi zenginleştirerek 2018 yılında bu pazardaki lider konumumuzu koruyacağız. 2018’de başta telekomünikasyon, finansman, enerji dağıtım ve perakende olmak üzere farklı sektörlerdeki şirketlere sermaye piyasalarından hem konvansiyonel hem faizsiz yöntemlerle kaynak sağlamasına yönelik iş birliklerine devam edeceğiz.” 

BELEDİYELERLE ÇALIŞIYORUZ “Sağlam bir finansal sistemden maksimum faydanın sağlanabilmesi için tüm ekosistemin iş birliğiyle hareket etmesi çok önemli” diyen Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Yiğit Çağlayan, bu alandaki çalışmalarını şöyle özetliyor:

“En önemli partnerlerimiz bankaların yanı sıra farklı projelerle hem kamu kurumları hem ticari işletmelerle çalışıyoruz. Örneğin son dönemde ‘Temassız Mastercard’ kredi ve banka kartlarının toplu taşımada şehir kartına alternatif olarak kullanılabilmesini sağlayan, dünyanın önde gelen metropollerinde sunduğumuz; basit, hızlı ve güvenli ödeme sistemimizi Türkiye’de hayata geçirmeye başladık. Bu sistemi Mersin, Kocaeli ve Muğla şehirlerinden sonra 2017 yılının sonunda Gaziantep’te de Mastercard’ın güvenli altyapısıyla hayata geçirdik. Bu doğrultuda 2018 yılında da belediyelerle iş birliklerimizi sürdürerek toplu taşımada temassız kartların kullanımını artırmayı hedefliyoruz.”

“DEĞER KATACAĞIZ” Bankalararası Kart Merkezi (BKM) de bu yıl büyümek için bankaların yanı sıra finans dışı kurumlarla masaya oturuyor. Örneğin BKM’nin geliştirdiği kartlı ödeme markası TROY, 2018’de PTT, İninal gibi banka dışı kurumlarla birlikte çalışıyor. Bugün banka dışı kart kurumların toplam kart adedi yüzde 20’lerde. TROY, bankaların ağırlıklı olduğu 28 üyesi ile 2018’te 7 milyon ve 2020’de 40 milyon adet kart adedine ulaşmayı planlıyor. BKM Genel Müdürü Soner Canko, şunları söylüyor:

“2018 ve sonrası için hedefimiz, tüm iş birliklerini ekosistem kavramı içinde hızlandırmak. Her alanda dijital dönüşümü destekleyecek herkesle iş birliğini artırarak şirketimize ve sektörümüze değer katacağız. Kurduğumuz inovasyon merkezi sonrası TROY ve BKM Express’in iş birlikleriyle yaratılan ekosistem dijital dönüşümün önemli bir parçası. Ayrıca girişimciliği de destekleyerek FinTech Istanbul ile start up dünyasını da bu ekosistem içine çekiyoruz.”

GÖSTERGE

Son 12 ayda dış ticaret açığında Çin, 414 milyar dolar ile en yüksek artıyı yazan ülke.  Almanya 270 milyar dolar, Rusya 111 milyar dolar ve Brezilya 66 milyar dolar ile artıya geçenlerden. Bu tabloda Türkiye, 73 milyar dolar ile açık verenler arasında ortalarda yerini alıyor. Hindistan’da dış ticaret açığı 140 milyar dolar iken gelişmiş ülkelerden Fransa’da 68 milyar doları buluyor.


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz