Sporda teknolojinin kullanımı

31.10.2018 11:49:000
Paylaş Tweet Paylaş
Sporda teknolojinin kullanımı

Yaklaşık bir ay süren ve en büyük favorilerin erken elendiği bir Dünya Kupası geride kaldı. Avrupa Kupası’nda finale çıktıklarında olduğu gibi, Dünya Kupası finaline çıktıklarında da Fransızlar haricinde kimse onların kupayı kazanmalarını istemiyordu. Avrupa Kupası’nda Portekiz bunu başardı, ama Hırvatların maalesef nefesi yetmedi. Finalde Hırvatları desteklemiş olsam da “Kazanan her zaman haklıdır.” deyip Fransa’yı tebrik edelim.

Ancak bu Dünya Kupası’nda Fransa’dan, Hırvatların yıldızı Modriç’ten ve hatta henüz grup aşamasında elenen en büyük favori Almanya’dan daha çok konuşulan bir yıldız vardı: Teknoloji…

Bu Dünya Kupası’na VAR olarak adlandırılan Video Hakem Sistemi tam anlamıyla damga vurdu. Futbol her zaman hakem hatalarıyla da gündeme gelen bir spor dalı. İnsanın olduğu her yerde hata da olur. Üstelik yüksek nabızla, seyirci baskısıyla ve saniyelik karar verilen bir ortamda hakemlerin de hata yapması kaçınılmaz. Dünya Kupası tarihinin belki de en önemli hatalarından biri Maradona’nın İngiltere’ye elle attığı gol ile kazandıkları maçta yaşandı. Yıllardır tartışılan ve bir örnek olarak gösterilen bu ve bunun gibi hakemi yanıltan pozisyonlar nedeniyle son Dünya Kupası’nda VAR sistemi hayata geçti. Pek çok maçta hakemler tartışmalı pozisyonları Video Hakem Sistemiyle yeniden izleyip ya verdikleri kararları iptal ettiler ya da kendilerini doğrulayıp devam ettiler. VAR ile verilen ve iptal edilen penaltılar dahi oldu. Hatta final maçında bile maçın kaderini değiştiren penaltı VAR sistemiyle tespit edildi. Bu yıl Türkiye’de Süper Lig’de de VAR sistemi kullanılacak. Bakalım bu sistemin ligimize etkisi ne olacak?

VAR SİSTEMİ SÜPER LİG’DE

Son Avrupa Kupası’nda da çizgi teknolojisi kullanılarak, topun çizgiyi geçip geçmediği tartışmalarına da son verilmişti. Bunun için topun içine yerleştirilen çip ve iki kale direğinin arasına yerleştirilen alıcılarla teknoloji futbolun içindeki hata payını daha da aza indirdi.

Yakında muhtemelen futbolcuların üzerinde taşıyacakları giyilebilir teknolojilerle ofsayt da anlık ve yüzde 100’e yakın bir kesinlikle tespit edilecek.

Futbolda teknoloji yalnız hataları tespit etmede kullanılmıyor elbette. Takımlar da kendi performanslarını geliştirmek için giderek daha fazla teknolojiye başvuruyor. Eskiden antrenörler ve yardımcı antrenörler tarafından tamamen elle tutulan basit datalardan ibaret olan bu sistem, bugün yerini yüksek teknolojili cihazlara ve büyük veri analiz yazılımlarına bırakıyor.

ALMANYA'DA FUTBOL VE TEKNOLOJİ

Bu konuda Alman kulüpleri ve Almanya Milli Takımı öncü konumdalar. Uluslararası yazılım firması SAP’nin Almanya’da bu konuda gerçekleştirdiği önemli çalışmalar var. SAP 10 yılı aşkın bir süredir TSG 1899 Hoffenheim takımının sponsorluğunu gerçekleştiriyor. Kulübün başkanı da SAP’nin kurucularından. Durum böyle olunca oturup takımın performansını geliştirmek için teknolojiyi nasıl kullanırız diye düşünüp bir sistem geliştiriyorlar. Teknolojik cihazlarla takip edilen antrenmanlar ve futbolcuların giyilebilir cihazlar ile sisteme sürekli akıttığı verileri değerlendiren analistler hem takımın sistemini hem de futbolcuların performanslarını geliştirdiler. Hoffenheim takımı bu sistemin de katkısıyla 3. Ligden başladığı yolculuğuna kısa sayılabilecek sürede Bundesliga’ya yükselerek devam ediyor. Bu veriler sadece performans geliştirme için değil, oyuncunun ne zaman sakatlanabileceğine kadar bir öngörü sağlıyor. Böylece hem antrenör hem de oyuncu antrenmanda ona göre yükleniyor veya dinlendiriliyor. Böylece sakatlık durumunda antrenör 4-6 hafta takımından uzak kalacak oyuncuyu sadece 1 hafta dinlendirerek uzun süreli maratonda sağlıklı bir şekilde kullanabiliyor.

TAKTİK BELİRLEYEN YAZILIMLAR

Sadece kendi takımının verilerini değil, rakip takım verilerini işleyerek analiz eden ve taktik oluşturmak için gerekli verileri hazırlayan yazılımlar da mevcut. Bir sonraki hafta oynayacağınız takımın oyuncularının tek tek total ve özel performanslarını görüp, oyuncularınızı ona göre oynatabilirsiniz. Ya da rakibin hangi oyuncusu deplasmanda ve soğuk havada düşük performansla oynuyor ise, bu koşullarda oynayacağınız maçta o oyuncunun üzerine oynamak gibi bir tercih yapabilirsiniz antrenör olarak.

Hatta tüm oyuncuların penaltı atışlarını hangi ayakla, kalenin neresine hangi oranlarda attığını kalecinize maç öncesinde aktarıp, penaltı pozisyonu olması durumunda kalecininiz yüksek oranlı köşeye atlayarak penaltıyı kurtarmasını sağlayabilirsiniz.

Sporda teknolojinin kullanımı futboldan daha önce başlıyor aslında. Amerikan Futbolu’nda başlayan teknoloji katkısı, NBA ile basketbola, oradan da voleybol sporlarına geçti. Özellikle maç sırasında akan veriler ile anlık taktik değişimlerinin yapılabildiği bu oyunlarda teknolojinin katkısı ile maçlar daha zevkli ve keyifli hale geldi.

Sadece sistem ve kullanılan makineler ile değil, sporcuların giydikleri kıyafetler de giderek daha teknolojik bir hal alıyor. Ünlü spor markaları futbolcuların daha hızlı koşabilmesi ve topa daha iyi hâkim olabilmeleri için ayakkabılar geliştiriyor. Futbol toplarını giderek farklı tepkiler veren bir hale getiriyorlar. Bu bazen iyi bazen de kötü sonuçlar veriyor. Örneğin son dünya kupasının topu ile ilgili olarak futbolcular hiç memnun değildi. Kuvvetle atılan şutların hepsi kalenin oldukça üzerinden dışarıya çıktı. Geçen Avrupa Kupası için geliştirilen top için de şut çekildiğinde çok fazla falso aldığını söylüyordu futbolcular.

Bu sporlarda teknolojinin kullanımıyla elde edilen faydayı gören sıra dışı futbol adamları hemen çalışmalara başlarken, daha tutucu teknik adamların olduğu futbol takımları ise teknolojiye daha geç adapte oluyor. Elbette bunun temel nedeni her zaman söylediğimiz kuşak farklılıkları. Genç teknik direktörler bu yeni teknolojileri hem anlıyorlar hem de rahatça kullanabiliyorlar. Deneyimli ancak yaşlı teknik adamlar ise bu teknolojileri anlayamadıkları ve kendi başlarına kullanmadıkları için kulüpten içeriye sokmak istemiyorlar. Onlar futbolun ruhla oynandığı konusunda oldukça inatçı.

RUH OLMADAN OLMAZ

Elbette futbol biraz da ruhla oynanan bir oyun. Oyuncularınız gerekli azmi göstermezse negatif sonuçlar alabilir veya yüksek motivasyon ile ekstra işler yapabilirler. Sonuçta işin içine ne kadar teknoloji girerse girsin futbol insanların oynadığı ve hata yapanın “gol” ile cezalandırıldığı bir oyun. Yapay Zeka ile ilgili yazımda da belirttiğim gibi, insan öngörülemeyen bir varlık. Teknoloji ile her veriyi kullanıp bir taktik hazırlayabilirsiniz. Ancak bir oyuncunun o anki motivasyonu ya da bir anlık dalgınlığı sonucu tayin edebilir.

Bu durumla ilgili olarak Nike’nin “Her şeyi riske et” sloganıyla yayınladığı ve “Son Maç” adını verdiği animasyon filmi var. Animasyonda kötü niyetli bir bilim insanı ünlü futbolcuların klonlarını yaparak, sıfır hata ile oynayan oyuncular yapıyor ve bir süre sonra orijinal futbolcular futbol sahnesinden ayrılarak yerlerini tamamen klonlara bırakıyor. Ancak hiç hata yapmayan futbolculardan oluşan takımların maçları elbette golsüz ve çok sıkıcı geçiyor. Sonra Brezilyalı Ronaldo, orijinal ünlü futbolcuları toplayarak, klonların patronuna son bir maç için meydan okuyor. Elbette maçı orijinal futbolcular kazanıyor. Ancak kazanmalarındaki en önemli etken öngörülemezlikleri. Klonların hareketleri ve yapacakları netken, orijinal futbolcular yaratıcılıkları ile klonları yeniyor.

Sözün özü; teknoloji giderek daha fazla futbolun içine giriyor. Bu kadar büyük paraların döndüğü bir sektörde insanoğlu kazanmak için belirsizlikleri ortadan kaldırmaya, hataları en aza indirmeye çalışıyor. Bu durum Nike’ın animasyonundaki kötü niyetli bilim adamının çabalarına benziyor aslında. Sonuçta bu futbol. Pek çoğumuzun henüz çocukken sokaklarda öğrendiğimiz, sadece yuvarlak bir cisimle her yerde oynayabildiğimiz, zengin ya da fakir ortak paydada buluştuğumuz bir oyun. Bireysellik ile takım olmanın bir arada olduğu kitlesel bir eğlence.

Basit, ancak bir ruhu var.

Dünyada hiçbir şey zamanın ruhuna dayanamaz. Zaman her şeyi değiştirir. Futbolun ruhu, zamanın ruhuna dayanabilecek mi,  bunu hep beraber izleyeceğiz.

Belki de en büyük maç bu olacak? Ne dersiniz?


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz