Citius, Altius, Fortius

26.10.2020 13:04:000
Paylaş Tweet Paylaş
Citius, Altius, Fortius


Geçtiğimiz günlerde Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan, ocak-haziran dönemine ilişkin e-ticaret verilerini açıkladı. Son verilere göre Türkiye’de e-ticaret hacminin yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 64 artışla 55 milyar 900 milyon liradan 91 milyar 700 milyon liraya ulaşmış. Bu miktarın yüzde 91’i, yani 83,3 milyar lirası yurt içi harcamalardan gerçekleşirken geçen yılın ilk yarısında yüzde 8 civarında olan e-ticaretin genel ticarete oranı, 2020’nin aynı döneminde yüzde 14,2’ye ulaşmış. Hatta bu oran pandemiyle birlikte nisanda yüzde 16’ya, mayısta yüzde 18,4’e çıkmış. Haziranda genel ticaretin artmasıyla da yüzde 17,4’e düşmüş, ama oran geçen yıla göre iki katından fazla.

Pandemi döneminde e-ticarette yaşanan yükselişi zaten hepimiz biliyoruz ve bunun farkındayız. Bu dönemde e-ticarette dikkate değer bir artış gösteren alan ise market alışverişleri oldu. Günlük ihtiyaçlarımızı, geçerken uğradığımız marketlerden alırken pandemiyle birlikte deterjandan makarnaya pek çok günlük ihtiyaç kalemini e-ticaretle almaya başladık. Günlük ihtiyaçların da e-ticaretle yapılabiliyor olması, ülkemizde artık bir tüketim alışkanlığına da dönüşmeye başladı. Günlük alışverişlerin en önemli kriteri ise elbette ki teslim zamanlaması ya da başka bir deyişle aynı gün teslimat, hatta “mümkün olduğu kadar çabuk teslimat” oldu.

Bu durum yalnız günlük alışverişler için değil, e-ticaretin genelinde bir standart haline gelmeye başladı. Tüketiciler e-ticaret üzerinden satın aldıklarının tesliminde giderek daha sabırsız hale gelmeye başladı.

BEKLENTİ YÜKSELİYOR

Dünyada da bu böyle. Örneğin 2012 yılında ücretsiz kargo için tüketicilerin makul olarak kabul ettiği teslimat süresi 5,5 günken, 2017 yılında bu süre 4,5 güne inmiş. Bugün ise bu süre 2-3 güne inmiş durumda. Eğer büyük şehirlerde oturuyorsanız, siparişinizi verdiğinizin ertesi günü teslim alma şansınız da var. Ankara’daki bir firmadan aldığınız ürünü, eğer şansınız yaver giderse 24 saat bile dolmadan İstanbul’da teslim almanız mümkün. Tabii bu süreler, ücretsiz kargo seçenekleri için... Bir de eğer ücretini verirseniz aynı gün teslimat seçeneği var ki sabah siparişinizi verip öğleden sonra ürünü teslim alabiliyorsunuz.

Bir de yukarıda bahsettiğim günlük ihtiyaçların hızlı teslimatı ya da Yemeksepeti olarak verdiğimiz hizmette olduğu gibi, en hızlı teslimatı gerçekleştirmek gibi bir durum var. Bugün artık Yemeksepeti olarak operasyonlarımızı sürdürürken yeni nesil bir e-ticaret kavramından söz etmeye başladık: Hızlı ticaret veya kısa adıyla h-ticaret. H-ticaret, e-ticaretin doğal bir evrimi aslında. Eskiden ticareti; ticaret ve e-ticaret olarak ikiye ayırırken bugün ticaret, e-ticaret ve h-ticaret olarak üçe ayıracağımız bir döneme girdik.

Dünyanın her yerinde, yaşam tarzları değişiyor ve müşteri davranışları da değişiyor. Hız ve rahatlık her zamankinden daha önemli hale geliyor. Kentleşmenin artmasıyla birlikte küçük ya da tek kişilik hane sayısı da hızla artıyor ve kullanıcılar toplu alışverişler yerine makul miktarlarda ve istedikleri an sipariş vererek çok kısa bir sürede siparişlerinin teslim edilmesini talep ediyor.

Yemeksepeti olarak hem online yemek siparişi hem de online market ürünleri siparişi alanlarında tüm operasyonumuzu ve hizmetlerimizi yeni dönemde h-ticaret odağında gerçekleştirmeye odaklanıyoruz. Yeni dünya düzeniyle online alışverişe olan talep doğal olarak artış gösteriyor ve COVID-19 ile birlikte dünya genelinde tüketici davranışları hızla dijitalleşirken bu süreçte e-ticaret sektöründe de Ticaret Bakanımızın açıkladığı rakamlardan da anlayacağımız üzere ciddi bir ivmelenme yaşadı. Evet, e-ticaret büyüyor ama bununla birlikte h-ticaret konusu da önem kazanıyor. Yemeksepeti olarak h-ticaret odağında faaliyetlerimize devam ederek öncü marka olmayı hedefliyoruz ve teslimatın geleceğini şekillendirmede rol oynamaktan heyecan duyuyoruz.

H-TİCARET

H-ticaret kavramı bizim için aslında kullanıcılarımıza sadece siparişlerini hızlı bir şekilde teslim etmekten ibaret değil. Çok yakın bir zamanda hayata geçirdiğimiz bağış projesi ve kuryelere para alışverişi olmadan bahşiş vermeyi sağlayan bahşiş butonu uygulamalarımız da h-ticaret odağında gerçekleştirdiğimiz yeniliklerden. Amacımız kullanıcılarımıza hızlı bir alışveriş deneyimi sunarken Yemeksepeti uygulaması üzerinden birçok işlemi de yapabilmelerine fırsat sağlamak.

İnsanlar satın aldıklarını giderek daha hızlı bir şekilde teslim almak isterken Delivery Hero’nun CEO’su ve Kurucu Ortağı Niklas Östberg, bazı ülkelerde 7 gün 24 saat, 15 dakika içinde teslimat yapabildiklerini söylüyor. 15 dakika teslimat için gerçekten çok hızlı bir süre. Depoların yaygınlığı, stok yönetiminin karmaşıklığını azaltmak, dağıtım araçlarının çokluğu gibi bir sürü kriteri mükemmel hale getirmek iddiası bu. Bu yeni standart, teslimatın geleceğini şekillendiriyor. İnsanlar mağazalara ya da marketlere giderek daha az zaman harcayacak. Bunun yerine, ihtiyaç duydukları her şeyi, ihtiyaç duydukları anda sipariş edecek ve ürünlerini hemen teslim alacaklar.

Bu durum elbette sadece e-ticaret platformları ya da satıcılara bağlı değil. Lojistik sektörünün de bu konuda gelişimi çok önemli ve değerli. Özellikle pandemi döneminde yaşanan yoğunluk ve sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte yaşanan zorluklar nedeniyle lojistik sektörünün, e-ticaretin yüksek şekilde ivmelenmesiyle aynı hızda gelişemediğini gördük. Lojistik sektörünün bu hıza adapte olabilmesi için yeni yöntemler geliştirmesi gerekiyor. Otomasyon bunun bir ayağı. Daha önceki bir yazımda da bahsetmiştim. Dünyada otomasyon sayesinde lojistik sorunlarını çözen ve oldukça hızlı dağıtım yapabilen şirketler mevcut. Eğer lojistik şirketleri kendi süreçlerini hızlandıramazsa bu sefer e-ticaret platformları kendi çözümlerini yaratmak zorunda kalıyor ki Hepsiburada’nın girişimi HepsiJet bu tür bir ihtiyaçtan doğan bir girişim.

DEĞİŞEN STANDARTLAR

Bu tür girişimler lojistik alanında bağımsız iş fırsatları ve istihdam da yaratıyor. Çünkü tüketiciler, bugün satın aldıkları ürüne bir an önce kavuşabilmek için ekstra bir bedel ödemeye bile razı. McKinsey tarafından Almanya, Fransa, İsveç ve İngiltere’de yakın bir zaman önce yapılan araştırmada, katılanların yarısı, 59 Euro’luk bir satın alma için aynı gün teslimat maliyeti olarak 6-7 Euro ödeyebileceğini belirtmiş.

Ancak kısa sürede teslimatın standart hale gelmeye başlamasıyla ücretsiz kargo için bugün 2-3 güne inmiş olan bekleme süreleri, muhtemelen 1-2 yıl içinde 1 güne inecek. Tüketicilerin bu talebi o kadar kuvvetli ki hem hızlı hem de ücretsiz teslimat bir standart olmak üzere. Bu durum lojistik sektörü için önemli bir uyarı. Çünkü eğer sektör olarak hızlanmazlarsa, e-ticaret sektörü kendi çözümlerini bulacak.

Bununla birlikte hızlı ya da başka bir deyişle aynı gün dağıtımın e-ticaret platformları ve bu platformlarda iş yapan mağazalar için de pek çok avantajı var.

Örneğin, daha düşük stok maliyeti. Aynı gün dağıtım sayesinde stoklar hızlı bir şekilde girer ve çıkar. Böylece günlük stok bulundurma maliyeti de düşer. Diğer bir avantaj ise marjlarınızın yükselmesi nedeniyle lojistik firmalarından arzu ettiğiniz kargo maliyetlerini talep etmeniz ve almanız mümkün olabilir. Hızlı dağıtımın bir diğer faydası ise çalışanlarınızın sürekli siparişleri hazırlaması sayesinde verimliliği artırmasıdır.

Elbette hızlı dağıtım mantığı, ürünle de yakından alakalı. Küçük boyutlu ve kolay taşınabilen ürünlerin teslimatı elbette daha hızlı yapılabilir. Ancak, teslimat seçenekleri ne kadar hızlanırsa hızlansın, e-ticaret üzerinden satın aldığınız bir buzdolabının size 15 dakika içinde teslim ediliyor olması pek mümkün değil. “Müşteri daima haklıdır, daha hızlı teslimat hakkıdır.” Ama bazı ürün grupları için de mantıklı teslimat sürelerini göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Yazımın başlığını Olimpiyatların mottosu olan “Citius, Altius, Fortius” olarak belirledim. Yani “daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü”… Daha hızlı olan, daha yükseğe sıçrayan ve daha güçlü olan sporcular, dünyanın en iyi sporcuları arasından sıyrılarak madalyayı kazanıyor. Yapamayanların ise adını dahi hatırlamıyoruz.

Eğer h-ticaret denilen kavrama uyum sağlamak istiyorsak, hepimizin benimsemesi gereken motto budur. Çünkü tüketici bizlerden bunu istiyor. Aynı olimpiyatlardaki gibi… Yapamayanın adı bile hatırlanmayacak.


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz