Havadan gelen büyük risk

5 ARALIK, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Havadan gelen büyük risk

YENİ ALAN 

“HAVADAN” GELEN BÜYÜK RİSK

İklim değişikliğinin günlük hayata etkisi neredeyse her mevsim daha fazla hissediliyor. Haziran ayındaki dolu tehdidine karşı araç sahiplerinin halı ve yorganlarla aldığı önlemleri, üzeri halı, karton, bez ile kaplanmış araç resimlerini hatırlarsınız… Ama tabii riskler, bu kadar basit değil… Weather Risk Management Association’un verilerine göre şirketlerin yüzde 88’inin kârlılık oranı hava ve iklim değişikliklerinden doğrudan etkileniyor. Araştırmaya göre olumsuz ve değişken hava koşullarından kaynaklanan riskler en çok mevsim ve hava durumu değişikliklerine karşı hassasiyeti yüksek olan tarım, perakende, inşaat ve yenilenebilir enerji gibi sektörleri tehdit ediyor. Şirketler tarafında önemli ihtiyacı gören sigorta şirketleri de burada farklı ürünler sunuyor. 

YENİ ÜRÜNLER Aon’un 2017 Hava, İklim ve Doğal Afet Durum Raporu’na göre yalnızca şiddetli ve ani değişen hava şartları, 2017 yılında global ölçekte yaklaşık 36 milyar dolarlık ekonomik kayba neden oldu. Aon Risk Yönetim Danışmanlığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Eryaman, bu etkiyi şöyle anlatıyor:

“Türkiye'nin de içinde bulunduğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ülkelerindeki kaybın tutarı ise 3,3 milyar dolar. Tüm sektörler operasyonlarının bir kısmında hava koşullarından etkileniyor. Örneğin inşaat sektörü hem aşırı sıcak hem aşırı soğuktan, tarım sektörü don, dolu, şiddetli yağışlardan, altyapı sektörü aşırı yağış ve don olaylarından etkileniyor. Hatta perakende sektöründe dondurma firması bile yazın aşırı yağışlar sonucu satış hacminde önemli kayıplar yaşayabiliyor. Burada şirketlerin finansal yapısına göre özelleştirilmiş parametrik çözümlerle etkin bir koruma sağlanabiliyor.” 

20 MİLYON TL PRİM Axa da bu konuda ürün sunan şirketlerden… Şirketin satış ve pazarlama başkanı ve icra kurulu üyesi Firuzan İşcan, konuyu şöyle değerlendiriyor: “Dünyada 4 kıtada 20 ülkede bu çözümleri sunuyoruz. Fiziksel bir zarar olmasa da iklim değişikliğinin etkileriyle yaşanan kâr kayıplarını karşılıyoruz. Parametrik sigorta ürünlerinin en önemli uygulama alanları, yenilenebilir enerji, tarım, turizm, ulaşım, tekstil, eğlence ve inşaat sektörleri oluyor. Dünyada Avrupa, Afrika ve Latin Amerika’da yaygın kullanılıyor. Biz de Türkiye’de 2016’dan bu yana belli başlı broker’larla ürünü özellikle enerji ve yiyecek sektörüne tanıtıyoruz. Parametrik sigorta tamamen iş bazında ve müşterimizin ihtiyaçlarına uygun olarak kişiselleştirilerek çalışılan bir ürün. Şu an için bu üründe üretime orantılı net bir hedef belirlememiz zor, çünkü satış kanalları ürünü yeterince tanımıyor. Ancak yapılan bir çalışmayla reasüror ve mevcut ürünler için 2020 yılında 20 milyon TL’lik prim öngörüsünde bulunuluyor. Önümüzdeki dönemde hava koşullarında beklenen değişimlerin yanı sıra tazminat ödemede fiziksel hasar şartı bulunmaması ve ekspertiz süreçlerinin ortadan kalkmasıyla Türkiye pazarında da penetrasyonun artacağını öngörüyoruz.” 

GÜNDEM 

GİRİŞİMCİLERLE BÜYÜYECEK

Türkiye’de yatırım bankacılığı yapma lisansına sahip 13 banka var. Bu bankaların toplam bankacılık aktifleri içindeki payları 2017 sonu itibariyle yüzde 6. Ancak finansmana erişimin zorlaşacağı önümüzdeki dönemde, bu bankalara önemli rol düşecek gibi görünüyor. Biz de bu alanın geleceğini ve bugüne kadar yaşadığı büyüme sancılarını önemli banka danışmanlarıyla masaya yatırdık: 

BUGÜN YETERSİZ “Bugün Türkiye’de inovasyon ekosisteminin en temel eksiği yatırım bankacılığının yeterli büyüklüğe hala ulaşmamış olması” diyen KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektörü Lideri Sinem Cantürk, bu alanını geleceğini şöyle özetliyor: 

“Yatırım bankalarının iş akışı yaratma ve iş bağlama kapasitesi düşünüldüğünde, yatırım bankacılığının büyüklüğü hala yetersiz düzeyde. Start up’ların büyümesi ve gelişmesi için genellikle yatırım almaya ihtiyacı var, ancak çoğu, yatırım dünyasına yabancı ve yatırımcılarla nasıl iletişime geçeceğini bilmiyor. Yatırım bankalarının girişim ekosistemine damga vurabileceği alan tam olarak burası, fon sağlayıcılarla girişimcileri bir araya getirecekler. Etkili yatırım bankalarının girişimcilerin başarılı olmasına yardımcı olmak gibi çok önemli bir rol oynayabilir. Böylece kendileri için de hem itibar hem kazanç yaratırlar. Bu noktada, yatırım bankacılığının gelişmesini, kendini yıkıcı teknolojiler çağında aracı olarak konumlaması ve bu potansiyelin üzerinde hızla büyümesi gerektiğine inanıyoruz.” 

BİR ADIM ÖNE ÇIKACAK N2Growth'un kurucu ortağı Tunç Akyurt, öngörülerini şöyle aktarıyor: “Bu bankaların müşterilerine sunduğu en büyük artı, banka kredisi gibi klasik finansman yöntemlerinden farklı şirket tahvil/bonosu çıkarma, halka arz, satın alma veya birleşme gibi kritik konularda uzmanlığa sahip olmaları. Aslında klasik bankaların ve onların yatırım bankacılığı iştiraklerinin bir adım önüne geçme fırsatına sahipler. Bu nedenle yatırım bankacılığının geleceği konusunda olumlu düşünüyorum, hizmetlerine olan talep artarak devam edecek. Özellikle alternatif finansman yöntemleri olan özel şirket tahvil/bonosu çıkarmak, halka arz süreçlerini yönetmek ve satın alma/birleşme gibi konularda aracılık etmek konularında ciddi büyüme potansiyelleri var. Bu konularda kim daha etkin ve uzman bir kadrolaşmaya gider ve müşterilerine daha hızlı, kaliteli ve uygun fiyatlarla bir hizmet verirse ciddi anlamda ön plana çıkma ve pazar payını artırma şansına sahip olacak.” 

CEO AJANDA 

İBRE TEKNOLOJİYE DÖNDÜ

Finans dünyasında neredeyse bütün süreçlerde verimlilikte sınıra dayanıldı. Bu gerçekten hareketle şirketler, teknoloji yatırımlarıyla süreçlerin hızlandırılması için çalışıyor. Şirketler, sürekli iyileştirmeler yapıyor. Biz de finans yöneticilerine bu konuda yakın dönemde yaptıkları çalışmaları ve elde ettikleri sonuçlarını sorduk: 

HATAYI MİNİMİZE ETTİK “Verimlilik adına süreçlerin kaliteden ödün verilmeden iyileştirilmesine ve hızlandırılmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyen Aklease Genel Müdürü Şenol Altundaş, bu çalışmaları şöyle aktarıyor: 

“Son bir yılda tek bir sürecimizi değil tekliften kredi tahsisine, satın almadan sigortaya, finansmandan insan kaynaklarına kadar bütün süreçleri gözden geçirdik. Kullandığımız teknoloji platformu ve yazılımını, günümüz teknolojileriyle uyumlu, hızlı, kolay ve mobil olacak şekilde yeniledik. Bütün bu çalışmalarla kağıt ve enerji tüketimimizi yüzde 10 seviyesinde azalttık. Bir yılda yaklaşık manuel olarak yapılan 50 bin tahsilat aktarım kaydını, yüzde 99 oranında otomatize ettik. Böylelikle operasyonel hata sayımızı minimize ederek iş yapma kapasitemizi 1.250 adam/gün artırdık. Çalışan memnuniyetinde yüzde 20’ye yakın bir artış sağladık. Yıl sonuna kadar da birimler arası hizmet seviyesi anlaşmalarımızı (SLA) güncellemeyi hedefliyoruz.”

DİJİTALDE ÇALIŞIYORUZ Son 1 yılda otomatik katılım sistemine olan yoğun talebe cevap verebilmek amacıyla kurumlara yönelik otomatik katılım sürecini dijitalleştirdiklerini açıklayan Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Uğur Erkan, “Kurduğumuz otomatik katılım sitemizle kurumların hızlı ve kolay şekilde otomatik katılım sistemine dahil olabilmelerini sağlamayı hedefledik. Ayrıca bu yıl dijital dönüşüm stratejimiz doğrultusunda operasyonel mükemmellik çalışmaları başlattık. Müşterilerimize her dijital kanal üzerinden aynı kalite düzeyinde hizmet alabilecekleri altyapıları geliştirmek için çalışıyoruz” diyor. 

YÜZDE 90 E-SÖZLEŞMEYLE ALJ Finansman Genel Müdürü Nilüfer Günhan, otomasyon tabanında oluşturdukları iş akışlarıyla son 3 yıldır müşterilerinin yüzde 30’unun kredi başvurusuna birkaç saniyede cevap verdiklerini söylüyor. Günhan, “2017’de KredimOL mobil uygulamamızla müşterilerimizin ne kadar kredi alabileceklerini ücretsiz sorgulamalarına, otomobil kredisi başvurularını yapabilmelerine olanak sağladık. Yılın sonunda e-sözleşme sürecini hayata geçirerek, otomobil kredisi sözleşme ve belgelerini mobil cihazları veya bilgisayarları aracılığıyla onaylamalarını sağladık. Bu süreçle ilgili kriterlere uygun olan müşterilerimizin yüzde 90’ı e-sözleşme kullanıyor. Bütçe yönetim süreçlerimizi otomatize etmek ve planlama süreçlerimizi kısaltmak için bütçe otomasyon projesini hayata geçirdik. 2018’de de müşterilerimizin kredi kullanım sonrası deneyimlerini geliştirmek amacıyla Rota adını verdiğimiz bir iş akış ve süreç yönetimi otomasyonu kurduk. Rota ile online ve offline kanallarımızdan gelen ihtiyaç ve talepleri daha hızlı karşılıyoruz. Önümüzdeki dönemde yapay zeka teknolojisini süreçlerimize entegre etmeyi hedefliyoruz.”

 CEO TWEET

 TIMOTHY ASH

“Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ‘BB’ seviyesine indirdi, not görünümünü ‘negatif’ olarak duyurdu. Albayrak’ın yatırımcıları, pazarları ve reyting kuruluşlarını dinlemesi ve politikaları uygulaması önemli. Türkiye için kritik bir dönem. Albayrak şimdi itibarını artırabilir de düşürebilir de…”

 ZÜMRÜT İMAMOĞLU

“Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı tekrar yükselişe geçti. Mart ayında yüzde 9,9’dan nisanda yüzde 10,3’e çıktı. İstihdam iki aydır azalıyor. İyi haber, genç işsizliğinin düşmeye devam etmesi yüzde 18,1’den yüzde 17,9’a indi.”

REFET GÜRKAYNAK

“Enflasyon ve döviz kuru elbette ilişkili, ancak liranın bu kadar değer kaybetmesi kendi içinde neden değil, o da aynı utanç verici iktisat politikalarının, aldırmaz ülke idaresinin sonucu.”

GÖSTERGE

“TCMB verilerine göre mart sonu itibarıyla 226,8 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 50,7’si finansal kuruluşlara ait. Kısa vadedeki 18,6 milyar dolar toplam kredi borcunun da yüzde 78,1’ini yani 14,5 milyar dolarını finansal kuruluşlar ödeyecek.” 

 

 


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.