Şirketlere işbirliği yaptıkları bloggerlerı sorduk.THY'den Loreal'e GittiGidiyor'dan Mavi Jeans'e markaların seçimleri..
Akaryakıt sektörünün önde gelen oyuncularından Shell, Türkiye’de 700 çalışana sahip ve yaklaşık 15 bin kişiye dolaylı istihdam sağlıyor. Shell’in işe alım süreçlerinde, yeni mezunlar öncelikle ‘müşteri hizmetleri merkezi’ bünyesinde işe başlıyor. Burada şirketin ürünlerini ve politikalarını öğrenen çalışanlar, performans becerilerine göre kısa sürede yükselme şansı yakalayabiliyor. Çalışanların gelişimine oldukça önem veren şirket, “Shell’e Hoş Geldiniz”, “Ekip Liderleri”, “Gelişim Haftası” adında eğitimler düzenliyor ve çalışanlarını global organizasyonlarda görevlendiriyor. Şirketin her yıl 50-70 kişiyi işe aldığını ifade eden Shell Türkiye İK Müdürü Rick Young, 2015’te ayrıca 80 stajyer alımı yapacaklarını söylüyor. Young, seçim kriterlerini “Rekabetçi ve yenilikçilik ruhuna sahip, dürüstlük, doğruluk ve insanlara saygı gibi temel değerlerimizi paylaşan kişileri tercih ediyoruz” diyerek açıklıyor.
Eğitim hayatının kariyere olan etkisi hala tartışılıyor. Ancak Türkiye’nin önde gelen CEO’larının çoğu, eğitim hayatında aldıkları derslerin başarılarında kritik rol oynadığı görüşünde hemfikir... Örneğin, Hayat Kimya Grup Koordinatörü Orhan İdil, istatistik dersini bugün ürün geliştirmede kullandığını söylüyor. DuPont Türkiye Ülke Müdürü Halide Aydınlık ise finansal muhasebe dersinin finansal tablo okuyabilmesine çok faydalı olduğunu her fırsatta dile getiriyor. İşte CEO’ların ağzından eğitim hayatlarından kariyerlerine yansıyan “en faydalı dersler”…
Unilever, her zaman üniversite öğrencilerinin ve yeni mezunların hayallerini süsledi. Çünkü şirket, adeta bir yetenek üssü gibi çalışıyor. Unilever Türkiye, Rusya, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya Satış ve Müşteri Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Cem Tarık Yüksel, kendilerini liderlik okulu olarak tanımladıklarını söylüyor. “Geleceğin liderlerini yetiştirmek ve başarımızı sürdürülebilir kılmak için çalışanlarımıza kendilerini geliştirme fırsatı sunuyoruz” diye ekliyor.
Yeni mezunlar şu günlerde kişisel özelliklerine uygun pozisyonlara başvurmaya, şirketlerle görüşmeye çoktan başladı. Gençlerin birçoğu doğal olarak en alt kademedeki pozisyonu kabul ederek iş hayatına atılacaklar. Ancak bazı başlangıç pozisyonlarının kariyer yolu diğerlerine göre daha açık… Bu pozisyonlarda başlayanların iyi performans gösterirlerse hızla bilgi birikimlerini ve buna paralel ücretlerini artırma şansı da daha fazla. Bu noktada uzmanlar yeni mezunlara, başlangıçta ücretten ziyade kariyer yolu açık, gözde pozisyonları tercih etmelerini öneriyor.
Yıldız Holding, 49 bin kişilik istihdam rakamıyla Türkiye’nin en büyük işverenlerinden biri. Global şirket olma yolunda emin adımlarla ilerleyen şirkette genç mezunlar için de önemli fırsatlar bulunuyor. Yıldız Holding de insan kaynakları politikasında yeni mezunlara büyük önem veriyor. Genç yetenekleri bünyesine katmak için Bizz@Kampüss gibi yarışmalar düzenliyor. Yıldız Holding İK Genel Müdürü Faruk Gözleveli, yeni mezun adayları, önemli bir kaynak olarak gördüklerini söylüyor ve “Bu çerçevede bu yıl 150 yeni mezun istihdam etmeyi planlıyoruz” diye konuşuyor.
Yeni trendleri takip eden, kişisel becerileri güçlü, liderlik özelliklerine sahip çalışanlar yetiştirmek global şirketlerin yurtdışı eğitimlerinin temel amacını oluşturuyor. Şirketler ise yöneticilerinden kendilerini yenilemesini ve geliştirmesini bekliyor. Bu doğrultuda yetenekli çalışanlarını yurtdışı eğitimlere gönderen şirketlerin ortak özelliği; çalışanları ve yöneticileri için ayrı ayrı eğitimler düzenliyor olmaları. Eğitimlere katılan çalışanlar, meslektaşlarıyla global seviyede bilgi ve tecrübelerini paylaşabilecekleri bir ortamda bulunma imkanından da faydalanıyor.
Siemens ve ortakları, artık resmi olarak dünyanın en büyük hidrojen elektroliz tesisini kurmakla görevlendirilmiş durumda. Mainz Enerji Çiftliği olarak bilinen bu kurulumun en önemli öğesi ise yüksek basınçlı bir PEM elektrolizörü. Bu elektrolizör sadece saniyeler içinde 6 megavat’lık tam kapasiteye çıkabiliyor ve bu sayede yenilenebilir enerji üretim tesislerinin çabucak değişebilen çıktıları için ideal bir çözüm sunuyor.
Armin Schnettler, giderek daha fazla yenilenebilir enerji karmasına doğru geçişin araştırılmasının neden bu kadar önemli olduğunu ve geleceğin enerji sistemlerinin nasıl görüneceğini açıklıyor. Schnettler, geçtiğimiz günlerde Münih’teki Intersolar Ticaret Fuarı’nda merkezsiz enerji kaynaklarını tartışmış ve Siemens’in dünyanın dört bir yanındaki gelişmeleri öngören bir bakış açısıyla geleceğin enerji sistemlerinin temel yapısını simüle etme planlarının altını çizmişti.
Enerji üretimi ve dağıtımı söz konusu olduğunda hidrojen, her geçen gün önemini artırıyor. Onunla sadece rüzgar ve güneş tesislerinde üretilen ihtiyaç fazlası elektrik depolanmayacak, aynı zamanda arabalar için yakıt hizmeti de verilecek. Üstelik plastik üretiminde kullanılan hammaddeleri üretmek için yenilenebilir bir şekilde üretilmiş karbondioksit ile de birleştirilebilecek.
Dijitalleşme, artık sektör bağımsız tüm şirketlerin ajandasında ilk sırada. Mobil cihazların hayatın her alanına girdiği, makinalararası iletişimin kurulduğu, “akıllı sistemler”den “karar veren sistemlere” geçişin başladığı bir döneme geçildi. Sermaye piyasaları da bu baş döndürücü gelişmelerden nasibini alıyor. Aracı kurumlar tüm alt yapılarını dönüştürürken, Borsa İstanbul dijitalleşme dönemine çoktan start vermiş durumda. Üniversiteler, şirketler ve SPK ise yatırımcının bilinçlenmesi için çeşitli eğitimlere imza atıyor. Geniş Açı’da bu ay, sermaye piyasaları için de son derece kritik olan dijitalleşme dönemini masaya yatırdık. “Dijitalleşmenin Sermaye Piyasalarına Etkileri” başlıklı toplantının moderatörlüğünü, İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Arıkök yaptı. SPK Aracılık Faaliyetleri Dairesi Grup Başkanı Ergun Türeoğlu, Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Adnan Metin, Accenture Türkiye Strateji Kıdemli Müdürü Burak Zatitürk, İmona Yönetici Ortağı Bahadır Ödevci ve İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Melih Murat Ertem ise konuşmacı olarak katıldı. Uzmanlar, piyasaların dijitalleşmeden nasıl etkilendiğini, kurumların dijital dönüşüme hazırlıklarını ve geleceğe dönük beklentilerini paylaştılar.
Emisyon yok, araba gürültüsü yok, trafik sıkışıklığı yok. Onun yerine dönümlerce park ve yığınla kamusal alan var. Şehirlerin kendi altyapılarını modernleştirirken aynı zamanda şimdiye kadar hiç görülmedik kadar çok sayıda insanın hemen her şeyi evlerinden yapabilmesine olanak sağlayan dijital teknolojiler sayesinde, geleceğin akıllı şehirleri kendi sakinlerine metropolitan yaşam tarzının konforuyla kırsal yaşamın avantajlarını bir arada sunuyor olacak. Micha ve ailesi de işte bu yüzden yeni bir iş kurmak için tekrar şehre taşınmaya karar vermişti. Ancak burada gördüklerinin içinde doğup büyüdükleri şehirlerle uzaktan yakından hiçbir benzerliği yok.
Dünyanın çoğu kısmında, şehirler baş döndürücü bir hızla büyüyor. Bu büyüme, barınma ve elektrikten, temiz içme suyu, mobilite ve güvenliğe kadar değişen geniş bir yelpazedeki verimli hizmet sunumu gereksinimini de aynı hızda artırıyor. Peki ya çözüm? Birbirleriyle bağdaştırılmış bilgi teknolojileri…